İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Umutsuzluğun Doruklarında, İlk Kez Türkçede…

E. M. Cioran‘ın tüm felsefesinin “kilit taşı” olarak tanımlanan, yazdıklarının adeta bir özeti olan  Umutsuzluğun DoruklarındaOrçun Türkay‘ın çevirisiyle Jaguar Kitap‘tan yayımlandı.

Cioran henüz yirmi üç yaşındayken yazdığı “Felsefeye Veda” niteliğindeki Umutsuzluğun Doruklarında  isimli ilk kitabından sonra, kitap yayımlamasının artık bir hata olduğunu, bizzat kendi de kabul etmiştir. CioranUmutsuzluğun Doruklarında‘yı kaleme alırken, bu kitabı, bir tür vasiyetname olarak görüyormuş; çünkü yirmili yaşlarındayken, zihni gece-gündüz intihar etme düşüncesiyle meşgulmüş ve bu yüzden, intihar etmeden önce, ardında vasiyet niteliğinde bir eser bırakmayı planlıyormuş.

Umutsuzluğun Doruklarında‘dan sonra gelen kitapları da, intiharı, intihar düşüncesiyle yenmek için yazdığını; ancak, sonradan gelen bu kadar çok kitabı yayımlamasının gereksiz olduğunu, röportajlarında sıkça dile getirmiştir. Sonraki kitaplarında ise maalesef çoğu zaman kendini tekrarlamıştır.

Umutsuzluğun Doruklarında’dan

Anlamıyorum, neden bu dünyada bir şeyler yapmamız gerekiyor; neden arkadaşlarımız, arzularımız, hayallerimiz ve umutlarımız olmak zorunda. Kuytu bir köşede inzivaya çekilip, dünyanın tüm gürültüsü ve kargaşasından uzakta kalmak, daha iyi olmaz mıydı? İşte o zaman kültürden ve ihtiraslarımızdan kurtulabilirdik; her şeyi kaybetmiş olurduk ve hiçbir şey kazanmazdık; hem, bu dünyada kazanabilecek bir şey var mı ki

Dolaylı Hayvan

Herkes aynı yanlışı yapıyor: Yaşamayı bekliyorlar, çünkü her anın yürekliliği yok onlarda. Neden her an yeterince tutkulu, yeterince ateşli olup anı sonsuzluğa dönüştürmüyor insan? Hepimiz yaşamayı ancak bekleyecek hiçbir şeyimiz kalmadığında öğreniyoruz; beklediğimiz sürece hiçbir şey öğrenemeyiz çünkü somut ve canlı bir şimdide değil, uzak ve donuk bir gelecekte yaşıyoruz. Oysa anın bize dolaysız olarak aşıladığı şeyler dışında hiçbir şey beklemememiz gerekiyor, zaman bilinci olmaksızın beklemeliyiz. Doğrudanlığın dışında kurtuluş olanaksız. Çünkü insan doğrudanlığı yitirmiş bir varlıktır. Bu yüzden, dolaylı bir hayvandır.

İlk yorum yapan siz olun

    Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın