Sıra Dışı Bir Hikaye: Eşekli Kütüphaneci

0
294

Anadolu’nun ortasında hayallerini, özlemlerini bir eşeğe yük edip Ürgüp’ün köylerine taşıyan bir adam; Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz.

Bu gönlü geniş, ufku aydınlık adamın hayali, elbette aydınlık bir gelecekti. Bu aydınlığın kitaplarda saklı olduğunu biliyordu. Köy köy, kasaba kasaba insanlara kitap ulaştırmaya çalışırken insanların, zihinlerini de kitapların aydınlık dünyasına taşımanın telaşıyla yaşıyordu hayatı.

Kütüphane memuru olarak göreve başladığı ilk günlerden itibaren tek derdi; Ürgüp ve köylerinde yaşayan insanları kitaplarla buluşturmaktır Mustafa beyin. Taşıdığı bu dert gece rüyalarını gündüz koşuşturmalarını şekillendiriyordu. Sadece bu değil köylülerin kalkınması için de onların yol göstericisi olan Eşekli Kütüphaneci, görevine başlar başlamaz, kütüphane binasını düzenlemekle koyuluyordu işe, ilgisizlikten çöp yığınına dönüşmüş, nemli bodrumlarda rutubetlenmiş kitapları tek tek aşkla şefkatle güneşte kurutup kütüphane raflarına yerleştirmekle devam ediyordu. Kütüphaneyi düzenleyip bir şekle sokuyor ama insanlar kütüphaneye gelmiyordu.

İnsanlar gelmezse ben onlara kitap taşırım deyip bunun bir yolunu bulur. Fakat bulduğu yöntem için bir yardımcıya bir de eşeğe ihtiyacı vardır. Ankara’ya kütüphanelerden sorumlu genel müdürün yanına gidiyor. Projesini anlatıp bir yardımcıya ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Müdürden olumsuz cevap alan Mustafa Bey, dışarı çıkıp bir iskemleye oturup ağlamaya başlıyor. Bu duruma vakıf olan genel müdür gözyaşları karşısında yumuşayıp ikna oluyor. Ürgüp Kütüphanesi yeni bir kadroya ve kitap dağıtımı için bir eşeğe kavuşuyor. Eşekli kütüphaneci inançlı kararlılığı ile tüm engelleri aşıyor ve hemen gelip işe koyuluyor. Hemen bir marangoza iki sandık yaptırıp yeni mesai arkadaşını yanına alır, 100 kadar kitabı sandıklara doldurup bir eşeğe yüklerler düşerler köy yollarına. Kutsal bir emaneti sahibine taşır gibi köylülere kitap taşıyorlar.

Gece gündüz demeden koşturan Eşekli kütüphaneci, bu yöntemle Ürgüp’ün bütün köylerine kitap ulaştırıyor. Artık tüm civarda tanınıyor Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz. Hatta ünü sınırları aşıyor. ABD’den insanlığa hizmet ödülü alıyor. Büyükşehirlerde yaşayan tüm Ürgüplülere mektuplar yazan Güzelgöz, ilçede okunması için özellikle çocuk kitaplarına ihtiyaç duyduklarını bildiriyor. Ürgüp Kütüphanesi artık posta arabalarının uğrak yeri oluyor. Eşekler, cipler, derken 12 köye kütüphane açılıyor. Bununla yetinmeyen Mustafa Bey, köylülerin ürettiği ürünleri kolay pazarlayabilmesi için bir de üretici birliği kurulmasına öncülük ediyor.

Bu koşuşturma içinde, millete faydalı olmak, iyiliği çoğaltmak için günlerini geçiren bu saf ve temiz kalpli adam için Ankara’dan bir müfettiş görevlendirilir. Hakkında şikâyet vardır. Görevini aksattığı bahanesiyle şikâyet edilir. Müfettiş aleyhinde bir rapor hazırlar ve hakkında soruşturma açılır. Bu içli adam bu durumu kabullenemez ve henüz 50 yaşında emekliliğini ister. Bütün çalışma isteğine ve insanlığın faydasına bir şeyler yapma heyecanı taşımasına rağmen. Birilerinden “Gitme iyi şeyler yapıyorsun, bu soruşturmayı atlat işine devam et” sözlerini bekler ama hiç kimse böyle bir şey demez. Ve artık Eşekli Kütüphaneci emeklidir. Köylerde onun öcülüğünde yardımlaşma ile yapılan işler yarım kalır.

Ezber bozan hayatlar ve hikâyeler toplumumuzda maalesef tutunamıyor. Mustafa Bey, böyle bir hikâyenin sahibi. Toplumdaki kalıplaşmış davranış biçimlerine ve toplumun düşünce kalıplarına sığmıyor Eşekli Kütüphanecinin hikâyesi. İnsanlar, Mustafa beyin çalışmalarının hem faydasını görüyor hem de bir takım homurdanmalar yükseltiyor içlerinden “Şimdi emekli oldu artık üretici birliğinin başına geçer maaşının 10 katını alır, rahat eder“. Bu sözler, toplumun bilinçaltından çıksa da Mustafa beyin saf, temiz ve diğer gam fıtratı bu tip sözlerden çok rahatsız oluyor ve her şeyden elini eteğini çekiyor. Toplum içinde her ne kadar sevilen bir karakter olarak yaşamına devam etse de, gönlü kırıktır Eşekli Kütüphanecinin.

Ürgüp’lü Mustafa’nın bu gerçek hayat hikâyesini Fakir Baykurt, Eşekli Kütüphaneci adıyla kitaplaştırır. Romanın ilk baskısı yazarın ölümünden sonra 2000 yılında yayınlanır. Romanda Ürgüp’ten 1924 yılında Yunanistan’a göçmek zorunda kalan Rumların Ürgüp hasretini de işliyor yazar. Kitap günümüzde Literatür Yayınları tarafından okuyucu ile buluşuyor.

Düşüncelerinizi Bize Yazın