Sabahattin Ali’nin Üç Dönemine Tanıklık Eden Mektuplar | Ayşe İnce

0
24
Sabahattin Ali

Canım Aliye, Ruhum Filiz; Sabahattin Ali ’nin eşine ve kızına yazmış olduğu mektupların derlendiği bir kitap. Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali’nin mektupları Sevengül Sönmez’le paylaşmasıyla böyle bir eser okuyucularla buluştu. Kitapta genel olarak 1935-1948 yıllarına ait yazılmış mektuplar yer alıyor. Ayrıca tarihsiz olan mektuplar da kitabın içerisinde bulunuyor.

“Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir… Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek. Başka bir insanı bahtiyar edebilmek, kendini bahtiyar edebilmekten daha güç fakat daha insancadır. Bugün böyle düşünenlere saf, hatta enayi derler. Fakat ne derlerse desinler, biz kalbimizin ve kafamızın doğru bulduğu şeyleri etrafın ne dediğine bakmadan yapmalıyız. Hayatta en büyük vazife ve saadet olarak şunu anlamak lazımdır: bize ve uzak bütün insanlara yardım etmek, bütün insanların iyiliğine çalışmak…” (28/02/1935).

Sabahattin Ali’nin yazmış olduğu mektuplar kitap içerisinde belirli bir kronolojiyle veriliyor. Ayrıca kendi el yazısıyla yazmış olduğu orijinal mektupların fotoğrafları kitap içerisinde yer alıyor. Mektuplar da Sabahattin Ali’nin üç dönemine tanıklık ediyoruz; Nişanlı, evli ve baba…

“Etrafın Seni Sıktığı Zaman Kitap Oku”

Sabahattin Ali nişanlılık döneminde yazmış olduğu mektuplarında Aliye hanıma olan sevgisini, aşkını, bağlılığını ve içtenliğini tüm samimiyetiyle aktardığına şahit oluyoruz. Bu sevgi dolu satırları okurken insanın ruhuna dokunmaması içten değil. Mektupların olması biz okuyucular için güzel şeyler. Başkalarının hayatına bir nebzede olsa dokunabilmemize bir vesile. Ama mektup demek; hasret, özlem ve ayrılık…

Sabahattin Ali‘nin yaşamış olduğu bütün maddi ve manevi sıkıntılara rağmen eşi ve kızı için hayata bağlandığını görüyoruz. Nişanlılık dönemindeki mektuplarda Aliye hanıma yazılan sevgi dolu cümlelerinin içerisine artık nikah hazırlıklarına, yeni bir ev kurma telaşına rastlıyoruz. Evlendikten sonra ise mektuplara geçim sıkıntısının ve Filiz’in dünyaya gelişinin de dahil olduğunu görmekteyiz.

“Etrafın seni sıktığı zaman kitap oku… ben şimdiye kadar her şeyden çok kitaplarımı sevdim. Bundan sonra her şeyden çok seni seveceğim ve kitapları beraber seveceğiz”. (25/03/1935).

“Yaşam Kavgası ve Özgürlük Çabaları”

Kitabın sonlarına doğru yer verilen mektuplar da ise genelde bir hayatta kalma mücadelesi, alınan hapis cezalarına, özgürlüğünden mahrum edilmesine rağmen ailesinin geçim derdine düşmüş bir eş, bir Baba’nın mücadelesine tanıklık ediyoruz.

“Şimdilik allahaısmarladık. Gelecek günler her halde güzel olacaktır, üzülmeyin…” (14/11/1947).

Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali’yi yakından tanımamızı sağlıyor.

Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bunları beraber okuyacağız, neşeli ve kederli olacağız, ne olursa olsun, bütün bunlar hep beraber, hep ikimizin iştirakiyle olacak ve başka hiç kimse karışmayacak.” (Tarihsiz Bir Mektuptan)

“Sen nasılsın? Keyfin yolunda mı? Sevgilim, Filiz’im nasıl? Onun bir fotoğrafçıda, hiç olmazsa vesikalık bir resmini çıkartıp gönder. Kendinin de bir resmini yolla. İkinizi de fevkalade göreceğim geldi.” (24. VIII. 1944 tarihli mektuptan)

Sabahattin Ali Hakkında

25 Şubat 1907’de Gümülcine’de doğdu, 2 Nisan 1948’de Kırklareli’nde öldü.1948’de bir yazısı yüzünden tutuklandı, üç ay kadar hapis yattı. Sürekli izlendiği için yurtdışına kaçmak istedi, ancak Kırklareli dolaylarında bir kaçakçı tarafından öldürüldüğü iddia edildi. Şiirler, hikâyeler, romanlar yazdı, çeviriler yaptı.


Ze Kitap’a Destek Olmak İster misiniz?
Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılabilmek için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Bize Patreon üzerinden destek olabilirsiniz. Çok teşekkürler.
Destek Olun!


Küçük Yılan

Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın