Reha Özcan: Konusu Sömürülmüş İşlerden Kaçınıyorum

0
1624
Reha Özcan

TÜRSAK Vakfı YouTube kanalında sinemaseverlerle buluşan ve Yönetmen Bora Talat Oyacı’nın moderatörlüğünü yaptığı “Senaryo Sohbetleri” programının yirmi altıncı konuğu 40 yıllık tiyatro kariyerinde yer aldığı tiyatro oyunlarıyla, Kurtlar Vadisi: Pusu, Suskunlar, Karadayı, Adı Efsane, Bizim Hikaye ve Mucize Doktor dizileriyle ve Tepenin Ardı, Bahtı Kara ve Aydede filmleriyle tanınan ünlü oyuncu Reha Özcan ’dı.  

Reha Özcan programın moderatörlüğünü yapan Bora Talat Oyacı’nın senaryo ve oyuncu ilişkisine dair sorularının yanı sıra takipçilerin program esnasında sosyal medyadan ve YouTube üzerinden sordukları soruları da cevapladı. Ayrıca TÜRSAK Vakfı Instagram hesabından yapılan çekilişle programa katılan bir izleyici de Reha Özcan’a sorusunu doğrudan yöneltme şansı buldu.

“Küçükken Okuduğum Kitaplar Bakış Açımı Değiştirdi”

Programın klasik açılış sorusu olan “Hikâyen nasıl başladı?” sorusuna cevap veren Reha Özcan, hikâyesine bir devlet memuru, ama meraklı, araştıran, yaramaz bir çocuk karakterine sahip bir devlet memuru olan babasıyla başladı. Babasının işi nedeniyle sık sık şehir değiştirdiklerini ve İngiliz, Fransız, Alman okullarında değil, düz devlet okullarında eğitim aldığını belirten sanatçı, kişiliğinin gelişiminde en büyük etmenin babasının kendisine kazandırdığı okuma sevgisi olduğunun altını çizdi.

Kitap okumanın dünyanın en büyük lüksü olduğunu söyleyen bir babayla büyüdük. En büyük apoletimiz ve en büyük okulumuz oydu. Teksas, Tommiks de okuduk, Kemalettin Tuğcu da… 12 yaşında bütün Rus, Amerikan ve İngiliz edebiyatlarını bitirmiştik. Tabii ki Yaşar Kemalleri, Aziz Nesinleri saymıyorum bile. Onlar olmadan bizim bu işi seçme şansımız yoktu. Bu aşkı ta o yaşlarda bize kazandırdılar.

“Tiyatroda Yetenekli Fakat Çok Bilgili Olmayan Bir Nesil Geliyor”

Tiyatro oyunculuğunun kendisi için çok özel olduğunu ifade eden Reha Özcan, tiyatroda yeni yetişen nesle dair görüşlerini ise şu cümlelerle açıkladı:

Tiyatroda yetenekli fakat çok bilgili olmayan bir nesil geliyor. Teknolojinin içinde büyüyen bir nesil var fakat bunu avantajını kullanıp okuyup araştırmıyorlar. Hedefledikleri şeye çok kolay ulaşabiliyorlar ama bazı şeyleri de es geçiyorlar. Hedefledikleri şey bu dünyanın renklerini değiştirmekse buna ömürleri yetmez ve binlerce yıldır da kimse değiştiremedi. Günümüzün teknolojik dünyasındaki bilgi kirliliğinin gençlerin yeteneğini örtmesinden endişe duyuyorum.

“Gişe Sineması Bağımsız Sinemadan Beslenmeli”

Programın moderatörü Bora Talat Oyacı’nın gişe sineması ve bağımsız sinemaya bakış açısına dair sorduğu soruyu yanıtlayan Reha Özcan önemli açıklamalarda bulundu. Gişe ve bağımsız sinemanın sektörel anlamda farklı noktalarda olduğunu söyleyen Reha Özcan bu farklılığın iki sinema türü arasında da farklı dengeler oluşturduğunu belirtti.

Gişe sineması bağımsız sinemadan beslenmeli

diyen Özcan, gişe ve bağımsız sinemaya dair sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

Dünya kendisiyle ne kadar yüzleşirse gişe sineması da kendini adım adım geliştirir ve çok iyi yerlere gelir. Yapımcıların aynı konuları ve oyuncuları kullanarak çok fazla değiştirmeden benzer işleri ortaya çıkarması gişe sinemasına hiçbir fayda getirmez. Bağımsız sinema sürekli arayan araştıran kendisine ayna tutan ve bunu yaparken çok basit işlemleri yapan bir yapıya sahip. Böyle olunca da bağımsız sinema her daim kendini geliştiriyor ve bizleri etkileyen hikayeleri beyazperdeye taşıyor.

“Senaryo Bana Bir Şey Vadetmeli”

Reha Özcan, programın ilerleyen dakikalarında oyuncu ve role dair düşüncelerini de izleyenlere aktardı.

Oynadığım hiçbir karakteri yargılama haddini kendimde görmem

diyen Özcan, her işinde karakterini oynarken rolünü iyi yapmaya odaklandığını belirtti. Yer aldığı her projede rolünü sahiplendiğini ve içselleştirdiğini ifade eden Özcan, senaryo önüne geldiğinde onu neye göre kabul ettiğini ise şöyle açıkladı:

Benim için bir senaryoyu seçmede en önemli faktör daha önce işlenmemiş olmasıdır. Konusu sömürülmüş şeylerden her zaman kaçınıyorum. Bunun yanı sıra maddiyattan ziyade işin manevi kısmına daha çok odaklandığım için parasal kısma da çok takılmamaya çalışıyorum. Elime gelen senaryonun bana yeni bir şey vadetmesi, bir başkaldırısının olması, yaşama sevincinin olması, içinde umut barındırması ve insan sevgisini işleyerek onu koruyan yapıda olması o senaryoyu benim gözümde değerli yapıyor.

“Yönetmen Derdini İyi Anlatmalı”

Programda “Yönetmen ve oyuncu ilişkisine bakış açınız nasıl?” sorusuna cevap veren Reha Özcan,

İyi yönetmen işin matematiğini yapabilen, çıkış noktasını bilen, oyuncuyu role motive etme tekniğini bilen kişidir. İyi bir yönetmenin seyirci tarafından beğeniyle izlenecek bir iş ortaya çıkarması için dünyayla derdinin olması lazım ve yönetmenin kullandığı metafor ile tekniklerin onun imzası olması gerekir. Yönetmen derdini iyi anlatamazsa oyuncu da teknik ekip de işini iyi yapamaz. Eğer bir oyuncu işini değil kendini seviyorsa yönetmenin işi çok zordur. Yönetmen de aynı şekilde işini severken oyuncuya zorluk yaşatırsa o zaman da istenilen bir işin ortaya çıkması imkansızdır. Yönetmenin oyuncuya talepleri olmalı. Oyuncu da neden ben seçildim sorusunu kendisine sormalı

dedi.

“Dizinin Kadrosuna Taner’in Katıldığını Öğrendiğim An Hiçbir Şarta Bakmadan Rolümü Kabul Ettim”

Programda son olarak şu anki projesi Mucize Doktor hakkında da merak edilenleri cevaplayan Reha Özcan, dizideki karakteri Adil’i var eden kişinin Ali Vefa karakteri olduğunu söyledi. Özcan rol arkadaşı Taner Ölmez hakkında da şunları söyledi:

Taner’in ne kadar disiplinli bir oyuncu olduğunu bildiğim için onun senaryoya dahil olduğunu menajerimden öğrendiğim anda başka hiçbir şarta bakmadan rolümü kabul ettim. Onun rolüne karşı olan sevgisi, özverisi ve bizlere yansıttığı pozitif duyguyla çalışması sette herkes etkileyen önemli bir şey. Taner çok özel bir oyuncu. Onunla karşılıklı oynamaktan da büyük zevk alıyorum.

Yönetmen Bora Talat Oyacı’nın moderatörlüğünü yaptığı ve TÜRSAK Vakfı’nın YouTube kanalında yayınlanan “Senaryo Sohbetleri”nin yeni bölümü 22 Temmuz Çarşamba izleyiciyle buluşacak. Yayın TÜRSAK Vakfı’nın YouTube kanalından canlı olarak takip edilebilecek ve izleyiciler konuklara sorularını yayın esnasında yöneltebilecek. Canlı yayınları kaçıran sinemaseverler ise programa ait önceki bölümlere TÜRSAK Vakfı’nın YouTube kanalından erişebilirler.  

Düşüncelerinizi Bize Yazın