İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Psikolojik Roman Denemesi: Zehra

Nabizade Nazım’ın Zehra isimli romanı Can Yayınları tarafından orijinal haliyle ve günümüz Türkçesiyle ayrı ayrı yayımlandı.

Çok genç yaşta hayatını kaybeden Nabizade Nâzım’ın ölümünden üç yıl sonra, 1896’da Servet-i Fünûn’da tefrika edilen Zehra romanı, kıskançlığın ve sorumsuzluğun yok ettiği hayatlardan bir manzara sunar. Psikolojik tahlilleriyle döneminin diğer eserleri arasında sivrilen roman, aynı zamanda 19. yüzyıl sonundaki toplumsal değişime dair de önemli ipuçları taşır.

İstanbul’un ve şehrin sakinlerinin kanlı canlı göründüğü bir romandır Zehra. Şehir hayatına dair, çok az kaynakta karşımıza çıkan ayrıntıları yazar, iyi bir gözlemci olarak satırlarına kaydeder. Boğaz’daki kayık âlemleri, Beyoğlu eğlenceleri, ticaret hayatı, tulumbacılar, emniyet ve hukuk sistemine dair önemli bilgilere romanda sık sık rastlanır.

Yayımlandığı günden beri defalarca kere basılan Zehra, bu defa titiz bir çalışmayla, açıklamalı notları ve günümüz Türkçesine uyarlanmış haliyle karşımızda.

Nabizade Nazım Hakkında

  • 1862 yılında İstanbul’da doğan sanatçının, otobiyografik yapıtı Yadigarlarım’da anlattığı kadarıyla çocukluğu ve ilk gençliği sıkıntılarla geçmiştir.
  • Kara Askeri Mühendis Okulu’nu bitirmiş ve 1884’te topçu üsteğmen olarak mezun olmuştur.
  • Başarılı bir öğrenci olması dolayısıyla bitirdiği okulda öğretim üyesi olarak çalışmaya başlamış, “keşif ve araştırma” yapmak üzere Suriye’de görevlendirilmiştir.
  • 1890’da İstanbul’a dönmüş, kısa bir süre sonra kemik veremi hastalığına yakalanmıştır.
  • Haydarpaşa Hastanesi’nde iki yıl kadar tedavi gördüyse de iyileşememiştir; 6 Ağustos 1893’te vefat etmiştir.

Edebî Yaşamı

  • Nabizâde Nâzım’ın ilk yazısı 1880’de Vakit gazetesinde A.Nazım imzasıyla yayımlanan Esaret başlıklı denemesidir.
  • Nabizâde, 1880-1890 yılları arsında çok verimli bir yazın adamı konumundadır. Daha çok romantik etkiler taşıyan şiirlerini, bilimsel konuları işleyen makalelerini, öykülerini Hazine-i Evrak, Mir’at-i Alem, Rehber-i Fünun, Afak, Berk, Manzara gibi dergilerle Tercüman-ı Hakikat, Servet, Mürüvvet gibi gazetelerde yayımlamıştır.
  • Gençlerden daha çok bilim ve diğer müspet ilimlerle ilgilenmelerini ister, illa edebiyatla ilgileneceklere ise iyi bir eğitim görmelerini tavsiye eder.
  • Karabibik adlı uzun hikâyede denilebilecek romanı, edebiyatımızda ilk köy romanı olma özelliğini taşır, kendisinin “hakikiyyun” dediği realist bir eserdir.
  • Zehra romanı da ilk psikolojik roman denemesidir.
  • 1891’de çıkmaya başlayan ve o sırada bir bilim dergisi niteliğinde olan Servet-i Fünun dergisinin de ilk yazarlarındandır.

İlk yorum yapan siz olun

    Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın