“Ya Hapis Yatmamışsınız, Ya Sayı Saymayı Bilmiyorsunuz”

0
33

Muzaffer İzgü, ince zekâsından ve çocuksu sıcaklığından ödün vermeden, baskıcı yönetimlerle mücadele edebilen bir yazar. Donumdaki Para’da, en ağır şekilde eleştirdiği kesimlere bile nefret diliyle değil, sevginin diliyle atıyor oklarını Muzaffer İzgü. Belki de kitabının kırk yıldır gündemden düşmemesinin ana nedeni, İzgü’nün muzipliğine iliştirdiği bu sevgi dili.

Kitapta, Donumdaki Para dışında Muzaffer İzgü’nün Komünist Leylek, Müdür Olmak Çok Kolay, Hıfzı Sadullah Kabakulak Hazretleri, Kasabanın Çiçek Gibi Kızları, Bir Sizden Bir Bizden, Yaşasın Yenerspor gibi en sevilen öyküleri yer alıyor.

Muzaffer İzgü1978’de Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü alan Donumdaki Para, birkaç yıl sonra son derece doğru bir hedeflemeyle, 12 Eylül generallerinin de dikkatini çeker. Kitap yasaklanır. 12 Eylül’ün baskı ortamında, on iki yıl yasaklanan Donumdaki Para’yla birlikte kitabın yazarı Muzaffer İzgü’nün de on dört yıl hapsi istenir. Tepesi atan İzgü mahkemede, yargıca “Ya hapis yatmamışsınız, ya da sayı saymayı bilmiyorsunuz” der. Sonuçta İzgü ceza almaz ama 1978’de Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü aldığı kitabı, Kenan Evren döneminin yasaklı kitapları arasına girmekten kurtulamaz.

İlk baskısı 1977 yılında yapılan Donumdaki Para, kırk bir yıl öncesinden bugünleri görüp de yazılmış gibi. Okurken şaşıracaksınız: Evlerdeki polis araması, aydınlara yöneltilen suçlamalar, uyduruk kanıtlarla hapse atılanlar… Donumdaki Para, ilk basımının üzerinden kırk bir yıl geçmesine karşın güncelliğini koruyan çok güzel bir kitap.

Anlattığı acılara karşın mavi gökyüzü gibi umut veren, fırından yeni çıkmış ekmek gibi insanın içini ısıtan bir kitap Donumdaki Para. Öyle ki, kitabın her sayfasında Muzaffer İzgü’nün gülümseyen yüzü beliriyor. Okumaya başlayınca bir daha elinizden bırakamıyor, kahkahalarla gülerken “Neden?” diye düşünüyorsunuz.

Muzaffer İzgü’nün mizah anlayışındaki çocuksu saflık bu kitabında da göze çarpıyor. İzgü’nün yazarlığıyla ilgili, belki de bugüne kadar yapılan en önemli saptamayı küçük bir okuru yapmıştı. Yazarın ziyaret için gittiği okullardan birinde, İzgü’nün küçük okurlarından birisi elini kaldırıp söz ister:

– “Ben senin nasıl yazdığını biliyorum!”

Muzaffer İzgü şaşırır:

– Nasıl yazıyormuşum ben?

– Senin içinde bir çocuk var; o söylüyor, sen yazıyorsun.

Donumdaki Para, büyükler için yazılmış olsa da İzgü’nün içindeki çocuğun sesini duyabileceğiniz öykülerle dolu. İzgü, bu kitabında da insanlığa, umuda, sevgiye, aydınlığa karşı olanlarla dalgasını geçiyor. Baskı rejimine meydan okuyor. Ve her zaman olduğu gibi faşizme nanik yapıyor. Eğer okumadıysanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.

Kaynak: Bilgi Yayınevi

Küçük Yılan

Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın