İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kazanana Ödül Yok: Bir Hemingway Klasiği

1933 yılında yayımlanan Ernest Hemingway in Kazanana Ödül Yok kitabı toplam 14 öyküden oluşuyor. İçinde Temiz ve Aydınlık Bir Yer gibi Hemingway’in en beğendiği öykülerinin de yer aldığı Kazanana Ödül Yok özellikle çarpıcı diyaloglarıyla Hemingway öykülerinin doruklarından birisi olarak gösteriliyor.

Kazanana Ödül Yok, Birinci Dünya Savaşı ’ndan kesitler, umudunu yitirmiş erkekler, acımasız av sahneleri ve hiçliğin karşısında umursamadan içen kahramanlarıyla Hemingway’i en iyi yansıtan kitaplardan birisi.

Kazanana Ödül Yok’ta yer alan Hemingway karakterleri çiftçi, garson, doktor, hemşire, asker, subay, kumarbaz, hep ortak bir karanlığın izlerini taşıyorlar. Yazgılarını değiştirmek için çabalasalar da bunun değişmeyeceğini biliyorlar. Çocuklar, kadınlar, kuşlar, umut veren her şey sayfalar arasında yavaş yavaş soluyor:

Uçan bir kuşu vurduğunuzda, bütün uçan kuşları vurmuş olursunuz. Her biri birbirinden farklıdır ve farklı yönlere uçarlar ama uyandırdıkları his aynıdır. Son vurduğunuz kuşun ilkinden farkı yoktur.

Kazanana Ödül Yok, yayımlandıktan sonra okurların ve eleştirmenlerin büyük beğenisiyle karşılaşmıştı. Ortak görüş, özellikle diyaloglar ve karakterlerin büyük bir ustalıkla yaratıldığı yönündeydi. Hemingway’in karakterleri gerçek yaşamdan alınmış gibiydi. Zaten Hemingway, öykü ve romanlarında yer alan kişiler için karakter denmesine bile karşı çıkmıştı:

Bir yazar, karakter değil insan yaratmalıdır; yaşayan insanlar. Karakter sadece bir karikatürdür.

Romanlarında olduğu gibi Hemingway’in öykülerinde de her zaman gerçekler kazanır ve gerçekleri olduğundan farklı bir biçimde sunmak bir yazar için olabilecek en büyük sahtekârlıktır. Avda hayvanlar, savaşta insanlar kaybediyorsa yazar da bunu değiştirmemelidir. Madalyaların veya küçük başarıların savaşın acımasızlığına gölge düşürmesine bile izin vermez Hemingway. Savaş ölüm demekse, ölümün yakasına bir madalya takılmasına karşı çıkar. Savaşı olduğu gibi aktarır; kan, ölüm ve insan bedenlerinden kopan parçalarla. Gerçekleri yazarken en ince ayrıntısına kadar yazar, hiçbir şeyi hafifletmeye ya da olduğundan farklı göstermeye çalışmaz. Gerçek neyse Hemingway’in sözcükleri de odur:

Sonuna kadar yazılmış her öykü ölümle biter ve bunu saklayan kişi, iyi bir öykü yazarı değildir.

Kitapta yer alan Ölünün Doğal Tarihi adlı öyküden:

İnsan sıcak bir günde muharebe alanının kokusunu anımsayamaz. Öyle bir koku olduğunu hatırlarsınız ama onu tekrar aklınıza getirecek hiçbir şey yaşamazsınız. Bir gün tramvayda giderken burnunuza çalınan ve başınızı kaldırıp baktığınızda nereden geldiğini fark ettiğiniz koku, alay kokusu gibi değildir. Ama ötekisi, tıpkı âşık olduğunuzdaki gibi, tamamen gitmiştir; yaşananları hatırlarsınız ama hisler anımsanamaz.”

Okur Yorumları

Hemingway’in Kazanana Ödül Yok kitabıyla ilgili Goodreads’te yer alan okur yorumlarından bazıları şöyle:

Kazanana Ödül Yok, ‘diyalog her şeydir’ görüşünü pekiştiren bir kitap.”

Öyküler olağanüstü ancak umut, neşe ya da insanlık için iyi bir şey beklemeyin. Bunlar alaycı, karanlık ve kasvetli öyküler. Doğruyu söylemek gerekirse böylesine yıkık ve parçalanmış bir dünyada tam olarak yaşamı anlatıyorlar.

Hemingway, öykülerinden kitabın adına kadar tümüyle doğruları anlatıyor. Gerçekten kazanana ödül yok ve aslında kazanan kimse yok.

Bazen romanlarına bakıp Hemingway’in ne kadar güzel öyküler yazdığını unutuyoruz.

Kitapta, Temiz ve Aydınlık Bir YerBabalar ve OğullarKumarbazRahibe ve RadyoTanrı İyiliğinizi Versin Beyler! ve Fırtınadan Sonra gibi Hemingway’in en güzel öyküleri yer alıyor. Öyküleri okurken, Hemingway’in Fitzgerald’a yazdıkları gelecek aklınıza:

“Yazabileceğin en iyi öyküyü yaz. Olabilecek en dolaysız biçimde…”

 

Kaynak : Bilgi Yayınevi

İlk yorum yapan siz olun

    Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın