Ölü Ruhlar Ormanı / Kitap Gezgini

0
91
Ölü Ruhlar Ormanı

Geçtiğimiz hafta biliyorsunuz Jean-Christophe Grange Türkiye’ye geldi. İstanbul’da okuyucularıyla buluştu ve kitaplarını imzaladı. Biz de geniş olarak Grange’ın İstanbul ziyareti ile ilgili bilgiye yer verdik.

Grange kendisiyle yapılan röportajda dünyanın dört bir yanını bir fotoğrafçıyla birlikte gezdiklerini, bu geziler sırasında delice şeylere şahit olduğunu ve romanları için gerekli materyale bu geziler sırasında sahip olduğunu ifade ediyor. Galiba bu yüzden her romanında bizi dünyanın bir başka bölgesine götürebiliyor ve gene bu yüzden hayalleri zorlayan kurguyla kendisinden Gerilimin Efendisi olarak bahsettirebiliyor.

Şimdi ise kitabımızla ilgili görselimizi izleyip sayfalar arasındaki gezintimize başlayalım. 😏

“Ölü Ruhlar Ormanı” Av – Çocuk – Halk olmak üzere 3 ana bölümden oluşuyor.

Birinci bölüm yani  Av”, Fransa’da işlenen cinayetler ve onları kovalayan sorgu yargıçlarının maceralarıyla geçiyor. Grange olay kurgusunu iyi aktarabilen bir yazar ama sadece olay anlatmıyor. Bazen bir bölgenin coğrafi yapısını, iklimini, halkını, kültürünü detaylarıyla anlatılırken bazen de kahramanın işi dolayısıyla sosyolojik ya da psikolojik tahlillere giriyor. Olayın heyecanı içinde okuyucu bunu çok farkedemese de aslında farkında olmadan tecrübe ve bilgi hanesine notunu alıyor. Benim tavsiyem kitabı bitirdikten sonra kim kimdi, olay nasıl neticelendi heyecanı yatıştıktan sonra kitaba hızlıca bir daha bakmanızdır. 🤔

Jeanne Korowa Asliye Ceza Yargıcı. Onun şahsında yazarın Adalet kavramına dair söylediklerine bir kulak verelim:

Yargıçlık okulundaki ilk eğitimlerden biri de bir video görüntüsünün teknik açıdan incelenmesiydi: Bu, bir güvenlik kamerası tarafından kaydedilmiş bir suçüstü görüntüsü olurdu. Daha sonra her yargıç adayından gördüklerini anlatması istenirdi. Filmi izleyen kişi sayısı kadar farklı yorum olurdu. Arabanın markası, rengi değişirdi. Saldırganların sayısı artar veya eksilirdi. Olayların seyri hiçbir zaman aynı olmazdı. Anlatım biçimleri de değişirdi. Objektiflik yoktu. Adalet insani bir olaydı. Kusurları olan, değişken, sübjektif.

Jeanne Korowa o kadar geniş yelpazede bir kadın okuyucuya hitap edebiliyor ki her kadın onda kendinden bir parça bulabilir. Evlenmek isteyip bir türlü istediği insan karşısına gelmediği için üzülen ve bunun beklentisi günlerinin ana konusu olan bir kadın. İdealist mesleğinde ilerleme hırsıyla hayatındaki bir çok şeyi geride bırakabilen bir kadın. Meraklı, kafasına taktığını çok sevdiği mesleğine mal olsa bile yapan kadın. Sevdiği yada sevdiğini düşündüğü biri için herşeyini feda edebilecek bir kadın. Şimdi bunlar birbiriyle çelişiyor gibi gözükse bile olay kurgusu içinde Korowa yeri geldiğinde biri, yeri geldiğinde diğeri oluyor. Belki de o yüzden birçok insan kitapta kendini bulabiliyor. Ve belki de bu yazarların bir ilüzyonudur. 😉 Ama bana bir erkek yazarın kadınların iç sesine bu kadar iyi tercüman olması her zaman ilginç gelmiştir.

Kanibalizm, karyotip, trizomi, sitogenetik gibi bir çok kavramla bu bölümde karşılaşıyor ve internetten ne olduklarını anlamaya çalışıyorsunuz. Yani sizde katilin izini sürmeye başlıyorsunuz. İşte bu sayfaların içine girdiğinizi ve kelimeler arasında sörf yapmaya başladığınızı gösteriyor 😁

Özgür insan başka türlü karar verne imkanı olan insandır.

Bu cümle ile birinci bölüm bitiyor ve Krowa olayların izini sürmek için Fransa’dan adlarını pek duymadığımız yerlere gitme kararı alıyor. “Çocuk” bölümü başlıyor.

Bu bölümde bizi ülkelerin tarihi ve kültür farklılıkları bekliyor. Aşırı şiddet, diktatörlük, devrim, karşıdevrim son derece karmaşık bir ölüm ve zulmün kol gezdiği bir ortam ve buna maruz kalmış halklar. Bunlar arasında işlenen cinayetleri takip edip bilgi toplamaya çalışmak…. Vahşi bir çocuk… Bunların arkasında yatan psikolojik nedenler.

İnsanlık dışı fiziksel özellikler sergileyen bir halk.

Otizm, DNA, genetik yatkınlık, özellikleri farklı, tarih öncesi insanlara benzer yapıda bir HALK şüphesi…

Gerçek, günümüz insanının tahayyülleri zorlayan vahşeti.

Sonuç katil ölür. Gerçekler ortaya çıkar ama sadece gerçekleri kovalayanlar için…

Okunası bir kitap dostlar..

‼️NOT: Araştırmalarım sırasında Grange’ın bu kitapta anlattığı vahşi çocuğun özelliklerini taşıyan gerçek bir hikayeye rastladım. İlginizi çekebilir diye onu da buraya iliştirdim.


Ze Kitap’a Destek Olmak İster misiniz?
Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılabilmek için sizin desteğinize ihtiyacımız var. Bize Patreon üzerinden destek olabilirsiniz. Çok teşekkürler.
Destek Olun!


Küçük Yılan

Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın