Eski Bakan Ertuğrul Günay’dan Bir ‘Hürriyet’ Hikayesi

0
784
Eski Bakan Ertuğrul Günay, 1954 yılında kurulan Hürriyet Partisi'nin hikayesini yazdı.

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, 1954 yılından Demokrat Parti’den ayrılan 19 milletvekilinin kurduğu Hürriyet Partisi’nin Türk siyasi tarihindeki yerini kaleme aldı. İletişim Yayınları tarafından yayınlanacak eser Aralık ayında okuyucu ile buluşacak.

Ertuğrul Günay, Bir “Hürriyet” Hikâyesi’nde Hürriyet Partisi etrafında uzun soluklu olamayan bu “hürriyetçi” çıkışın nedenlerini ve sonuçlarını irdeleyip Türkiye’nin demokrasi yolculuğundaki aksaklıklara ve hâlâ çözüm bekleyen temel problemlerine bakarken, aynı zamanda 50’li yıllara panoramik bir bakış sunuyor. Hürriyet meşalesinin neden süreklilik taşıyamadığına dair titiz bir inceleme yapıyor. 

“Reis Beyefendi, Rejim hâlâ teminatsızdır; teminatsız olduğu için de diktatörlüğe meyyaldir. Murakabe yoktur, meşveret yoktur. Partimizin programı bir yanda, tatbikat başka yandadır. Milli davalara prensipler değil, bir tek adam ve onun meydana getirdiği zümre hâkimdir. Böyle olduğu için de iktidarı tutmak gaye olmuş ve her türlü fesadı, entrikayı gayenin hizmetinde kullanmak siyasi ve milli hayatımızın yek vasıtası haline gelmiştir. Hürriyet bayrağı ile iktidara gelen parti içinde hürriyet yoktur. Bu hal karşısında idealist partililer şaşkın, millet hayal kırıklığı içinde, üniversiteler hareket yeteneğini yitirmiş, matbuat zayıftır. Halas ve ümid sığınağımız olan Meclis grubu ise bu bozguna uğramış ruh haletlerine ışık ve aydınlık verip milli şevki temin yolunu bulamamaktadır.”
16 Ekim 1955

Demokrat Parti’den ihraç edilmeden önce partinin kurucularından, eski İçişleri Bakanı Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu’nun Adnan Menderes’e hitaben yazdığı mektuptan aktarılan bu satırlar, Türkiye’de demokratik kurumsallaşma ve “tek adam” sorununun sürekliliğini kanıtlar niteliktedir.

Ertuğrul Günay, Bir “Hürriyet” Hikâyesi’nde Hürriyet Partisi etrafında uzun soluklu olamayan bu “hürriyetçi” çıkışın nedenlerini ve sonuçlarını irdeleyip Türkiye’nin demokrasi yolculuğundaki aksaklıklara ve hâlâ çözüm bekleyen temel problemlerine bakarken, aynı zamanda 50’li yıllara panoramik bir bakış sunuyor. Hürriyet meşalesinin neden süreklilik taşıyamadığına dair titiz bir inceleme yapıyor.

HÜRRİYET PARTİSİ NE ZAMAN KURULDU?

1954 genel seçimlerinden sonra DP içinde, partinin ekonomik politikaları ve muhalefete karşı izlenen tutum nedeniyle ortaya çıkan siyasi partidir. İstanbul’da azınlıklara ait iş yerlerinin yağmalanması ve çok sayıda insanın hayatını kaybetti 6-7 Eylül Olayları’ndan sonra aralarında Fuad Köprülü, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Kasım Küfrevi, Fetih Çelikbaş, Feridun Ergin ve Mükerrem Sarol’dan gibi DP’nin önde gelenleri parti yönetimini çok sert bir biçimde eleştirdiler.

Bazı milletvekillerinin ceza yasasına “ispat hakkı” getirilmesini istemesi parti içinde kargaşaya neden oldu. Karaosmanoğlu ve Çelikbaş Ekim 1955’te yapılan Genel İdare Kurulu’nda partinin basına baskı uyguladığını belirterek ispat hakkını savundular. DP içindeki muhalefetin büyümesi üzerine, parti yönetimi 19 milletvekilini Haysiyet Divanı’na verdi. 12 Ekim 1955’te toplanan Haysiyet Divanı bu milletvekillerinden dokuzunun ihracına karar verince, öteki 10 milletvekili de istifa etti. Bu milletvekilleri birbiri ardına toplantılar düzenleyerek izlenecek stratejiyi tartıştılar. 7 Kasım 1955’te ayrı bir parti olarak örgütlenmeye karar veren Ondokuzlar, 20 Aralık 1955’te partiyi kurdular.

Genel başkanlığa başlangıçta Ekrem Hayir Üstündağ getirilse de, kısa süre sonra rahatsızlanınca yerini Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu’na bıraktı.

Siyasal açıdan liberal bir merkez partisi görünümünde olan parti, demokratik ve dengeli bir meclis çalışmasına olanak verecek ölçüde anayasal değişiklikler yapılmasını, yargı bağımsızlığını, özgür ve bağımsız sendikaların kurulmasına olanak verilmesini, yönetimin yansızlığının sağlanmasını, üniversite özerkliğini, basın özgürlüğünü ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasını savunmaktaydı. Ekonomik alanda ise devletçilik ve liberalizm arasına somut bir eğilim belirtmeden sadece klasik demokrasi ilkelerine bağlı kalınacağı belirtilmekteydi.

22 Ekim 1957 seçimleri öncesinde de CHP ve CMP ile seçimlerde ittifak yapma olanağı arandı. Ancak, DP iktidarı seçim yasasında bir değişiklik yaparak seçimlerde partiler arasında ittifak kurulmasını engelledi. Seçimlerde oyların %3,8’ini alan Hürriyet Partisi, sadece Burdur’da çoğunluğu sağlayarak bu ilden 4 milletvekili çıkardı. Parti 1958 yılında kapandı.

Önceki İçerikŞair ve yazar: Melih Cevdet Anday anılıyor
Sonraki İçerikZeynep Cemali Öykü Yarışması’na başvurular 1 Aralık’ta başlıyor

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here