Çeviri kitapta çevirmenin doğum tarihine bakılır mı?

0
278

Yazar Hasan Ali Toptaş’ın verdiği bir röportajda çeviri kitaplar okurken temkinli yaklaşıp “Önce çevirmenin doğum tarihine bakıyorum” demesi edebiyat dünyasında yeni bir tartışmayı başlattı.

Yazar Hasan Ali Toptaş’ın çeviri kitaplarla ilgili sözleri edebiyat dünyasında yeni bir tartışmayı başlattı. Toptaş, birkaç ay önce TRT’ye verdiği söyleşide, “Yeni kitaplar okurken o kadar temkinli yaklaşıyorum ki çeviri bir kitap okurken önce çevirmenin doğum tarihine bakıyorum. Çünkü günümüz insanının zihnindeki kelime sayısı o kadar azaldı ki tatsız bir çeviriyle karşılaşmaktan korkuyorum” ifadelerini kullandı. Toptaş’ın sözleri, “Çeviri kitap okurken çevirmenin doğum tarihine bakılır mı?”, “Çeviride doğum tarihi önemli midir?” şeklindeki soruları da beraberinde getirdi. Editörler, çevirmenler ve yazarların büyük çoğunluğu Toptaş’ın ‘genç çevirmenlere haksızlık yaptığı’ görüşünde birleşti.

Toptaş’ın sözlerine cevap veren editör ve düzeltmen Ozancan Demirışık, “93 doğumluyum, 16 yaşımdan beri editör ve düzeltmen olarak çalışıyorum. Elimden geçen metinlerden çoğunun çevirmeni benden 5, 10, 15, 20 yaş büyüktü. Bozuk Türkçelerini güzelleştirdim. Hasan Ali Bey kusura bakmasın” sözleriyle Toptaş’la aynı düşünmediğini kaydetti.

“‘YAŞI KÜÇÜK’ ÇEVİRMENLERİ OKUSA GÖRÜRDÜ Kİ…”

Romancı Kadir Daniş ise genç çevirmenlerin Türkçesinin daha iyi olduğunu savunarak, “En azından ne dediklerini anlıyorsunuz. 90’larda doğan kimse kösnül ya da utku demiyor. Direkt şehvani ve zafer diyorlar. Ne acayip, gençler daha eski (ve yerleşik) kelimeleri kullanarak yaşlılardan daha anlaşılır oluyor” yorumunda bulundu.

Yazar-editör Mehmet Fatih Kutan ise genç çevirmenlerden çok iyilerin bulunduğunu kaydederek, “Hasan Ali Toptaş ‘yaşı küçük’ çevirmenleri okusa görürdü ki Türkçe çeviri literatüründe ‘eski kelime’ diye bir kompleksin izi bile yok. Bunun için Savaş Kılıç, Ferit Burak Aydar ve Murat Erşen çevirilerine bakması yeterli” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇOK İYİ BİR ÇEVİRMEN KUŞAĞI GÜMBÜR GÜMBÜR YOL YÜRÜYOR”

Gazete Duvar Genel Yayın Yönetmeni ve yazar Ali Duran Topuz Hasan Ali Toptaş’ın ‘yanıldığını’ belirtti. Topuz, “80’lerde, 90’larda doğmuş çok iyi bir çevirmen kuşağı gümbür gümbür yol yürüyor. 2000’ler de yoldadır. Ne varsa eskilerde var değil o kadar da. İyi ki” ifadelerini kullandı.

Hasan Ali Toptaş’ın kitaplarını da yayınlayan Everest Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Saadet Özen, “Çevirmenlik bu kadar mistik ve esrarengiz bir iş değil, herkes, her yaşta öğrenir, yeter ki yabancı dili iyi anlasın, Türkçeyi ve hepsinden önemlisi kitapları, bir de çalışmayı sevsin” dedi.

“TANITLAMAK, USLAMLAMA…”

Tarih öğrencisi Emre Can Dağlıoğlu ise eleştirisini, “Zaten en iyisi Aziz Yardımlı ve Tahsin Yücel çevirileridir. Tansık, söylen, kenter, tanıtlamak ve uslamlama gibi abuk kelimeler olmadan çeviriler çok tatsız oluyor.” sözleriyle yaptı.

“YAŞ DEĞİL, LİYAKAT MÜHİM”

Çevirmen Ferit Burak Aydar ise “Yaşı önemli değil bir çevirmenin. Ben o yaşlardayken bir sürü düşünce klasiği çevirmiştim. Liyakat mühim olan, o da çeviri yapa yapa gelişiyor. Herhangi bir yayınevi ucuza getirmek için kendince bir yol arıyorsa, o ayrı tabii” yorumunda bulundu.

Önceki İçerikTürk sinemasının unutulmaz yıldızı Cahide Sonku’nun hayatı roman oldu
Sonraki İçerikNobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Louise Glück’ün ödül konuşması: Şair ve okur

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here