18.7 C
İstanbul
29.10.2020,Per
Ana Sayfa Blog

Ünlü Yazar Dan Brown: 5 yaşında yazmaya başladım

0
Dan Brown, 5 yaşında yazmaya başladığını söyledi.

“Da Vinci Şifresi”, “Melekler ve Şeytanlar”, “Cehennem” gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluştu. Yeni kitabının hikâyesini izleyicilerle paylaşan Dan Brown, Robert Langdon’lı yeni kitabı hakkında tüyolar da verdi…

Ünlü yazar Dan Brown, saban saat 4’de internetin ve telefonun olmadığı bir odada kitaplarını yazmaya başladığını anlattı.

New York Times’ın en çok satanlar listesinin bir numaralı yazarı Dan Brown’ın ilk resimli ve sesli çocuk kitabı Hayvanlar Senfonisi, Eylül ayı  kitap satış mağazalarında yerini aldı. Yeni kitabı ile dünya çapında ses getiren usta kalem, Türk hayranlarıyla ilk kez buluştuğu canlı yayında D&R’ın konuğu oldu. Brown, başarılı sunucu ve yazar Ece Vahapoğlu ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. D&R Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen online etkinlikte kitabı hakkında bilinmeyenleri ve yazarlık serüveniyle ilgili merak edilenleri paylaşan Dan Brown, pandemi döneminin kendisi için çok zor geçmediğini belirtti ve “Bir yazar olarak zaten evde, tek başıma çalışıyordum. Sadece seyahatlerime ara vermek zorunda kaldım,” dedi.

5 YAŞINDAYKEN HİKAYE ANLATMAYA BAŞLADIM

Çocukluğuyla ilgili açıklamalarda bulunan Brown, “Küçüklüğümde evimizde televizyon yoktu, onun yerine klasik müzik dinler, çocuk kitapları okurdum. Annem profesyonel bir müzisyen… Benim müziğe olan tutkum da çocukken başladı. Günlük yaşantımda da her gün piyano çalıyorum. Piyano çalmak romanlarımın kurgu dünyasından beni gerçek dünyaya geçiriyor. Çocukken mimar olmayı hayal ederdim. Çizimim kötü diye vazgeçtim. Aynı zamanda öğretmenliği düşünüyordum. Bir dönem öğretmenlik de yaptım. 5 yaşındayken hikâye anlatmaya başladım. İçimde bir çocuk var. Daha önceki romanlarımdan farklı bir şey yazmak, çocukluğuma gitmek istedim. Bu nedenle ‘Hayvanlar Senfonisi’ni yazdım,” dedi.

KİTAPTA ÇOK SAYIDA KOD VAR

Yeni kitabında 86 müzisyen, 4 kişilik teknik ekip ve illüstratör ile çalıştığını vurgulayan usta yazar, “Ben 7 yaşında olsam ne okumak isterdim dedim ve bu kitapta onu yazdım. Kitap, biz yetişkinlerin de bildiği ama unuttuğu şeyleri içeriyor. Çocuk kitabında kodlara yer verdim. Çocukken de kod çözerdim. Ailem çocukken yılbaşında hediye yerine bize önce kod verirdi ve biz çözmeye çalışırdık. Hediyeye bu şekilde ulaşırdık. İnsanın doğasında var kodu çözmek. Çocuklar yaşlarına göre kitaptaki kodları çözebilirler. Kitap içerisinde birçok kod yer alıyor,” dedi.

Evinin en özel kısımlarını dünyada ilk kez Türk okurlarına gösteren Brown, kütüphanesinde 5 yaşındayken yazdığı ilk kitabını ve “Da Vinci Şifresi” ve “Melekler ve Şeytanlar” gibi en ünlü romanlarının ana karakteri Robert Langdon’a ait eşyaları paylaştı ve “ilk kez bir röportajda bunu gösteriyorum,” dedi.

‘EN SEVDİĞİM ŞEHİR İSTANBUL’

Dünyada en sevdiği şehrin İstanbul olduğunu söyleyen Brown, “Sevgili yayıncım ve benim için bir aile olan Altın Kitaplar’ın davetiyle geldiğim İstanbul, iki kıtayı birbirine bağlayan, 3 imparatorluğa başkentlik yapmış, içinde Ayasofya’yı barındıran müthiş bir şehir. Yayıncımın rehberliğinde İstanbul’da müthiş zaman geçirdim. İstanbul’da harika bir mutfak, sanat ve tarih var. Bu nedenle benim için çok özel. Bana dünyada en sevdiğin şehir neresi diye sorduklarında hâlâ İstanbul diyorum,” dedi.

‘HER SABAH SAAT 4’TE YAZI ODAMDA YENİ KİTABI YAZIYORUM’

Hazırlık aşamasındaki yeni kitabından da söz eden yazar, “Yeni kitap Robert Langdon serisi üzerine… Hikâye bu kez biraz farklı, Langdon’ın daha önceki kitaplarında yer alan bir karakterle 3 senedir ilişkisi var. Kitabın araştırma sürecini pandeminden önce seyahatlerle yapmıştım; şimdi her sabah 4’te yazı odamda yeni kitabı yazıyorum. Kitaplarımı film olarak görmek oldukça ilginç olabiliyor. Kitapta birçok şeyi çok daha fazla detaylı anlatma şansım oluyor. Filmlerdeyse biraz daha hızlı işlenebiliyor,” dedi.

‘İNTERNET VE TELEFONDAN UZAK ODAMDA YAZIYORUM’

Kendisi de yazar olan Ece Vahapoğlu Dan Brown’a nerede ve nasıl yazdığını da sordu; ünlü yazar Brown “Akşam 10’da uyuyup sabaha karşı 4’te uyanıyor; internet ve telefondan uzak üst kattaki çalışma odama geçiyorum; 5-6 saat boyunca romanımı yazıyorum. Yazarken kahve, matcha çayı ve ıspanaklı ve yaban mersinli smoothie içiyorum. Uzun saatler hareketsiz kaldığım için de her gün egzersiz yapıyorum,” diye yazma ortamını anlattı.

Atilla İlhan Edebiyat Ödülleri’nin Sahipleri Belli Oldu

0
Atilla İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu

Attilâ İlhan Bilim Sanat ve Kültür Vakfı’nca düzenlenen ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından desteklenen Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri’nin Doğan Hızlan’ın onursal başkanlığında toplanan seçici kurulları bu yılki ödül sahiplerini belirledi. Bu yıl yarışmaya ‘Şiir’ dalında 52, ‘Roman’ dalında 49 eserle başvuruldu.

ROMAN ÖDÜLÜ KEMAL VAROL’UN

2020 Attilâ İlhan Roman Ödülü’nün sahibi, İletişim Yayınları tarafından yayımlanan ‘Âşıklar Bayramı’ romanıyla Kemal Varol oldu.

Seçici Kurul, Kemal Varol’u ödüle “Sözlü kültür ile yazılı kültürü başarılı bir şekilde birleştirmesi, âşık geleneğini baba-oğul ilişkisiyle harmanlaması, yolculuk üzerine kurgulanan yapıdaki yolculuğa paralel şekilde ilerleyen bir iç hesaplaşmayı etkileyici bir dille anlatması” sebebiyle değer bulduğunu açıkladı.https://a7232e6d65cd9c7645fdad38ccba0d75.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

 İLK ROMAN VAKIF ÖZEL TEŞVİK ÖDÜLÜ ‘AT SANCISI’ İLE ELVAN KAYA AKSARI’YA VERİLDİ

2020 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün seçici kurul tarafından Everest Yayıncılık’tan çıkan ‘At Sancısı’ romanıyla Elvan Kaya Aksarı’ya verilmesine karar verildi. Seçici Kurul, bu kararının gerekçesini, “Eser, atlı arabacılığın macerası üzerinden değişen dönemleri anlatımda farklı dil yapıları kullanmasındaki başarısı, çeşitli yan karakterler yaratması konusundaki yaratıcılığı sebebiyle ödüle değer bulunmuştur” diyerek açıkladı. 

Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu’nda Mehmet Eroğlu, Deniz Yüce Başarır, Faruk Şüyün, Seval Şahin ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan yer aldı.

ŞİİR ÖDÜLÜ ‘HAYHUY’ İLE ELİF SOFYA’NIN

Şiir Ödülü Seçici Kurulu, 2020 Attilâ İlhan Şiir Ödülü’nün Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ‘Hayhuy’ kitabı ile Elif Sofya’ya verilmesine karar verdi. Seçici kurul, bu kararının gerekçesini şöyle açıkladı: “Elif Sofya kısa dizelerle, sesi  kısarak yalın anlatımla ulaştığı şiirini ileri götüren yaklaşımıyla 2020 Attilâ İlhan Şiir Ödülü’ne değer görülmüştür.”https://a7232e6d65cd9c7645fdad38ccba0d75.safeframe.googlesyndication.com/safeframe/1-0-37/html/container.html

İLK ŞİİR KİTABI VAKIF ÖZEL TEŞVİK ÖDÜLÜ ENES KURDAŞ’A VERİLDİ

2020 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’nün ise Edebi Şeyler Yayınları tarafından yayımlanan ‘Sevgili Kardeşim Ben’ isimli kitabıyla Enes Kurdaş’a verilmesine karar verildi. Ödül gerekçesi, “Enes Kurdaş, günlük konuşma dilinde yumuşak geçişlerle şiiri yakalaması, bunu şiire aktarışındaki başarısı ve mısraya kattığı kırılma sayesinde şiiriyet kazandırması  sebebiyle 2020 İlk Şiir Kitabı Vakıf Özel Teşvik Ödülü’ne değer görülmüştür” olarak açıklandı.

Metin Celal’in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu’nda A. Ali Ural, Adnan Özer, Tuğrul Tanyol ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.

İlk yerli uçağı üreten Vecihi’nin hayatı roman oldu

0
İlk yerli uçağı üreten Vechi Hürkuş'un hayatı roman oldu.

Orhan Bahtiyar’ın kaleme aldığı belgesel niteliğindeki “Vecihi Kara Tehlike” adlı roman, yaşadığı dönemde kıymeti anlaşılmayan Vecihi Hürkuş’un sıra dışı kişiliğini anlatıyor.

Türkiye’nin ilk uçak tasarımcısı ve ilk yerli uçağı üreten pilot ve mühendis Vecihi Hürkuş’un hayatı roman oldu. Orhan Bahtiyar’ın kaleme aldığı belgesel niteliğindeki Vecihi Kara Tehlike adlı roman, yaşadığı dönemde kıymeti anlaşılmayan Vecihi Hürkuş’un sıra dışı kişiliğine ve kısıtlı imkanlarla elde ettiği başarıya odaklanıyor.

YARI BELGESEL TADINDA

Roman, uçma tutkusuna sahip bir insanın neler yapabileceğinin en güzel örneklerinden biri olan Vecihi Hürkuş’un yokluklar içinde nasıl tayyare yapılabildiğini, yarı-belgesel tadında, bol anılarla anlatıyor.

Millî Mücadele döneminde “Kara Tehlike” adıyla bilinen Hürkuş’un, Türk havacılık tarihinin mihenk taşlarından biri haline gelişine kadar geçen sürecin bir kısmına değinen roman İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda.

2021 Yılı Sinema Destek Başvuru tarihleri açıklandı

0
film
 2021 Yılı Sinema Destek Başvuru tarihleri açıklandı

Kültür ve Turizm Bakanlığınca 5224 Sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında verilecek destekler için başvuru usulleri ile son başvuru ve değerlendirme toplantı tarihleri belli oldu.

Proje Geliştirme Desteği, Animasyon Film Yapım Desteği, Kısa Film Yapım Desteği, Senaryo ve Diyalog Yazımı Desteği türleri için başvurular E-devlet üzerinden yapılacak. Yukarıda belirtilen destek türleri için 9 Kasım 2020 tarihine kadar yapılacak başvurular 2021 yılı Ocak ayı içerisinde tek dönemde değerlendirilecektir.

Yerli Film Gösterim Desteği için başvurular www.sinema.gov.tr > Başvurular sekmesinde yer alan “Başvuru Formu” ve “Başvuru Belgeleri”nin Sinema Genel Müdürlüğü’ne posta yoluyla veya elden teslim edilmesi suretiyle yapılacak. Yerli Film Gösterim Desteği için 7 Aralık 2020 tarihine kadar yapılacak başvurular 2021 yılı Ocak ayı içerisinde tek dönemde değerlendirilecektir.

İlk Uzun Metrajlı Kurgu Film Yapım Desteği, Uzun Metrajlı Sinema Film Yapım Desteği, Dağıtım ve Tanıtım Desteği, türleri için başvurular E-Devlet üzerinden, Ortak Yapım Desteği, Çekim Sonrası Desteği türleri için başvurular www.sinema.gov.tr > Başvurular sekmesinde yer alan “Başvuru Formu” ve “Başvuru Belgeleri”nin Sinema Genel Müdürlüğü’ne posta yoluyla veya elden teslim edilmesi suretiyle yapılacaktır.

Yukarıda belirtilen destek türleri için başvurular 2021 yılı içerisinde iki dönemde değerlendirilecektir. 7 Aralık 2020 tarihine kadar yapılacak başvurular 2021 yılı Mart ayı içerisinde; 8 Aralık 2020-30 Haziran 2021 tarihleri arasında yapılacak başvurular ise 2021 yılı Eylül ayı içerisinde değerlendirilecek.

Belgesel Film Yapım Desteği için başvurular E-devlet üzerinden yapılacaktır. Belgesel Film Yapım Desteği için 28 Aralık 2020 tarihine kadar yapılacak başvurular 2021 yılı Nisan ayı içerisinde tek dönemde değerlendirilecektir.

E-Devlet üzerinden yapılan başvuruların Destekleme Kurulu gündemine alınabilmesi için son başvuru günü saat 18.00’a kadar yapılması; fiziki ortamda yapılan başvuruların Destekleme Kurulu gündemine alınabilmesi için başvuru formunun ve belgelerin Sinema Genel Müdürlüğü’ne son başvuru günü saat 18.00’a kadar teslim edilmesi gerekiyor.

75. Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini buldu

0
75. Yunus Nadi Ödülleri Sahiplerini buldu
Yunus Nadi Ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl 75’incisi düzenlenen yarışmada, 6 dalda 8 eser ödüle değer bulundu. 75’inci Yunus Nadi Ödülleri, pandemi şartları da dikkate alınarak kasım ayında gerçekleşecek törenle sahiplerine verilecek.

Öykü dalında 143, Roman dalında 99, Şiir dalında 112, Sosyal Bilimler Araştırması dalında 23, Karikatür dalında 67, Fotoğraf dalında 21 olmak üzere toplam 465 yapıtın değerlendirildiği 75’inci Yunus Nadi Ödülleri’ni kazananlar şu isimler oldu: “Şiir” dalında Gonca Özmen ve Mehtap Meral, “Roman” dalında Ömer F. Oyal, “Öykü” dalında Murat Çelik ve Kadri Öztopçu, “Sosyal Bilimler Araştırması” dalında Prof. Dr. Şaduman Halıcı, “Karikatür” dalında Önder Önerbay, “Fotoğraf” dalında ise Zehra Çöplü.

Bu yıl Yunus Nadi Ödüllerinde zorlu bir değerlendirme sürecinin ardından kararlarını veren seçici kurullar, toplam 465 yapıtı inceledi.

ŞİİR

75’inci Yunus Nadi Ödülleri’nin “Şiir” dalında Ataol Behramoğlu, Muzaffer İlhan Erdost, Doğan Hızlan, Turgay Fişekçi ve Eray Canberk’ten oluşan seçici kurulu, ödülün “Bile İsteye” adlı yapıtı ile Gonca Özmen ve “İncirin İçindeki Arı” yapıtı ile Mehtap Meral arasında paylaştırılmasını kararlaştırdı.

KARİKATÜR

Karikatür Seçici Kurulu Metin Peker, Kamil Masaracı, Muhittin Köroğlu, Zafer Temoçin, Akdağ Saydut ve Murat Sayın’dan oluştu “Karikatür” dalındaki ödül Önder Önerbay’ın yapıtına verildi.

ÖYKÜ

“Öykü” dalında, Hikmet Altınkaynak, Sezer Ateş Ayvaz, Seval Şahin, Mehmet Zaman Saçlıoğlu ve Murat Yalçın’dan oluşan seçici kurul ödülü, “Eve Dönmeyen Hayvan” adlı kitabıyla Murat Çelik ve “Kimsenin Bilmediği İnsanlar” adlı kitabıyla Kadri Öztopçu arasında paylaştırdı.

ROMAN

“Roman” dalında, Adnan Binyazar, İrfan Yalçın, Konur Ertop, Asuman Kafaoğlu Büke ve Zeynep Aliye’den oluşan seçici kurul ödülün “Gemide Yer Yok” adlı kitabı ile Ömer F. Oyal’a verilmesine karar verdi.

SOSYAL BİLİMLER ARAŞTIRMASI

Seçici kurulu Prof. Dr. Rona Aybay, Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Barış Doster, Prof. Dr. Emre Kongar, Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen ve Doç. Dr. Deniz Yıldırım’dan oluşan “Sosyal Bilimler Araştırması” dalında ödülün sahibi ise “Yüzellilik Gazeteciler” adlı araştırma dosyasıyla Prof. Dr. Şaduman Halıcı oldu.

FOTOĞRAF

İsa Çelik, Coşkun Aral, Garbis Özatay, İbrahim Yıldız ve Dr. Ersin Turan’dan oluşan seçici kurul tarafından belirlenen “Fotoğraf” dalındaki ödülün sahibi de Zehra Çöplü oldu.

Kasım ayında gerçekleşecek olan 75. Yunus Nadi Ödülleri ödül töreniyle ilgili bilgilendirme, önümüzdeki günlerde gazetemizden yapılacak. 

8. Engelsiz Filmler Festivali’nin ‘Engelsiz Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu

0
8. Engelsiz Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu.

Herkesin kültürel yaşama eşit katılım hakkına sahip olduğu gerçeğinden yola çıkan ve sekizinci yılında COVID-19 salgını nedeniyle Türkiye’deki tüm sinemaseverleri 12-18 Ekim tarihleri arasında eff2020.muvi.comadresinde buluşturan Engelsiz Filmler Festivali’nin, dün akşamki ödül töreninde ”Engelsiz Yarışma”nın en iyileri ödüllerine kavuştu. Sinemaseverleri 7 gün boyunca çevrim içindeki film gösterimleri, film ekipleri ve aktivistlerle yapılan söyleşilerde buluşturan Festival’in ödül töreni de bu yıla özel Festival’in YouTube kanalında Türkiye’deki tüm sinemaseverlere açık olarak gerçekleştirildi.

Açılış konuşması ve sunuculuğunu Festival Yönetmeni Ezgi Yalınalp’in yaptığı ödül töreninde sırasıyla Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut veABD Büyükelçiliği Halkla İlişkiler Müsteşarı Robert Hilton konuşmalarını gerçekleştirdiler.

EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜ: KIZ KARDEŞLER 

Törende Engelsiz Yarışma Ödülü’nün ilk sahibiEn İyi Senaryo, yönetmenliğini ve senaristliğini Emin Alper’in üstlendiği Kız Kardeşler filmi oldu. Ödülü açıklamak üzere yayına bağlanan Engelsiz Yarışma’nın jüri üyesi ve sinema yazarı Kaan Karsan konuşmasında, Engelsiz Yarışma seçkisinin farklı festivallerde yarışan ve ödül alan filmlerden oluştuğunu söyleyerek Festival’in bu filmleri sinemaseverler ile buluşturduğu için çok memnun kaldığını ifade etti. Karsan, En İyi Senaryo ödülünü “Hikayelerinde direnen üç kız kardeşin bir aradalığını coşkulu bir anlatım ve nefes alarak var olan karakterlerle taşra filmi kalıplarını ters yüz ederek anlatan Emin Alper’in Kız Kardeşler’ine veriyoruz dedi. Ödülün açıklanması sonrasında yapılan bağlantıda filmin yönetmeni Emin Alper, “Pandemi ortamında uzaktan da olsa festivalin bir parçası olduğumuz için mutluyuz. Engelsiz Filmler Festivali’ne ve bize bu ödülü layık gören jüri üyelerine teşekkür ediyorum” dedi.

EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ DENİZ TORTUM’UN OLDU 

Yarışmada En İyi Yönetmen Ödülü ise Maddenin Halleri filmiyle Deniz Tortum’un oldu. Ödülü açıklamak üzere yayına bağlanan Engelsiz Yarışma’nın jüri üyesi ve yapımcı Gökçe Işıl Tuna konuşmasında, Festival’in keyifli ve uyumlu geçtiğini söyleyerek diğer jüri üyeleriyle olan uyumun kendisi açısından keyifli bir Festival geçirmesini sağladığını söyledi. Tuna, En İyi Yönetmen ödülünü “Bir hastaneye kapısından girerek hayatlarımızın ve duygularımızın kapılarını aralayan ve sorgulatan Maddenin Halleri filmiyle Deniz Tortum‘a veriyoruz dedi. Ödülün açıklanması sonrasında yapılan bağlantıda filmin yönetmeni Deniz Tortum, “Maddenin Halleri, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde geçiyor ve sağlık çalışanlarının gündelik hayatını takip ediyor. Filmi çok uzun bir süredir çekiyoruz ve 2015’den beri üstüne çalışıyoruz. Film pandemiyle ilgili olmasa da bu süreçte izleyiciyle buluşmuş oldu. Şu anda canla başla çalışan sağlık çalışanlarına da en içten sevgi ve minnetlerimizi sunmak isterim” dedi.

EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: MADDENİN İYİ HALLERİ 

Engelsiz Yarışma Ödülleri’nden En İyi Film ödülünün sahibi de yine yönetmenliğini Deniz Tortum’un üstlendiği Maddenin Halleri filminin oldu. Ödülü açıklamak üzere yayına bağlanan Engelsiz Yarışma’nın jüri üyesi ve oyuncu İpek Türktan Kaynak konuşmasında, jüri olarak çevrim içi şekilde çok da fazla tartışmadan oy birliği yakaladıklarını ve bu sürecin kendisi için güzel bir deneyim sunduğunu belirtti. Kaynak, En İyi Film ödülünü Jüri olarak aramızda tartışmaya gerek duymadan En İyi Film ödülünü kurduğu atmosferle yakaladığı gerçeklikleri bütün bir hayat meselemize kurgulayan Deniz Tortum’un Maddenin Halleri filmine veriyoruz” dedi. Ödülün açıklanması sonrasında yapılan bağlantıda filmin yönetmeni Deniz Tortum, “Bu ödülü ekipçe kabul etmek isterim çünkü herkesin çok emeğinin geçtiği bir film oldu. Ayrıca Engelsiz Filmler Festivali’ne hem Maddenin Halleri’ni festivale davet ettiği için, hem filmi erişilebilir kıldığı için, jüriye de bizi bu ödülü layık gördükleri için çok teşekkürler” dedi.

SEYİRCİ ÖZEL ÖDÜLÜ: KÜÇÜK ŞEYLER

Törende Engelsiz Yarışma Ödülü’nün son sahibi ise Seyirci Özel Ödülü’ne layık görülen, yönetmenliğini Kıvanç Sezer’in yaptığı Küçük Şeyler filmi oldu. Ödülü açıklamak üzere yayına bağlanan ve Festival’in ilk yılından itibaren sıkı takipçilerinden biri olan Esra Uz, festivali ilk yılından bu yana sıkı şekilde takip ettiğini ve Engelsiz Filmler Festivali’ni diğer festivallere nazaran daha erişilebilir bulduğunu belirtti ve Seyirci Özel Ödülü’nü “Engelsiz Filmler Festivali 2020 yılının Seyirci Özel Ödülü, bu yıl Küçük Şeyler filminin oluyor”cümlesiyle açıkladı. Ödülün açıklanması sonrasında yapılan bağlantıda filmin yönetmeni Kıvanç Sezer, “Bu ödül, Küçük Şeyler filmi ile aldığım ilk Seyirci Özel Ödülü ve bunu Engelsiz Filmler Festivali’nde almak benim için ayrı bir mutluluk çünkü bu festivalin seyirciye ulaşma biçimiyle bende çok özel bir yeri var. ekipçe kabul etmek isterim çünkü herkesin çok emeğinin geçtiği bir film oldu” dedi.

Shakespeare’in Kitabı Rekor Fiyata Satıldı

0
William Shakespear, oyunların toplu basıldığı folyo 10 milyon dolara satıldı

Dünyanın en iyi oyun yazarlarından biri olarak bilinen William Shakespeare’in nadir bulunan İlk Folyosu yaklaşık 10 milyon dolara satılarak bir rekor kırdı.

Kuruluşu 1766 yılına dayanan İngiliz müzayede evi Christie’s, William Shakespeare oyunlarının ilk toplu basımı olan İlk Folyo’nun gelmiş geçmiş en pahalıya satılan edebiyat eseri olduğunu belirtti.

ABD’nin New York kentinde düzenlenen müzayedeye telefonla katılan üç aracı arasında 6 dakikalık düello sonucunda, İlk Folyo, 9.98 milyon dolar karşılığında değerli kitap alım-satımıyla da uğraşan antikacı Stephan Loewentheil’ın ellerine gitti.

Açık artırmanın ardından telefonda mülakat veren Loewentheil, Shakespeare oyunlarının ilk derlemesinin orjinalini, ‘kitapların kutsal kasesi’ diye niteledi.

Türk Sinemasını Geçmişten Geleceğe Taşıyanlar Ödül Töreni Yapıldı

0
SE-SAM ödül töreni düzenlendi

Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SE-SAM) kuruluşunun 34. yılı ve Türk Sineması’nın 106. yılı onuruna, düzenlenen ‘Türk Sinemasını Geçmişten Geleceğe Taşıyanlar Ödül Töreni’ Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşti.

SE-SAM Ödül Töreni, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde, İstanbul Sinema Geliştirme ve Tanıtma Derneği’nin (SİNEGED) desteği, SE-SAM Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Atadeniz ve SE-SAM Yönetim Kurulu 2. Başkanı Hakan Türkşen’in ev sahipliğinde düzenlendi.

Sunuculuğunu, aynı zamanda ödül töreninin organizasyonunu da üstlenen SE-SAM Yönetim Kurulu 2. Başkanı Hakan Türkşen ile yapımcı ve senarist Nur Türkşen’in gerçekleştirdiği bu özel gecede, açılış konuşmalarını SE-SAM Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Atadeniz ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan gerçekleştirdi.

Törende Göksel Arsoy, Nevra Serezli, Cihat Tamer, Meral Çetinkaya, Ayşe Kökçü gibi Türk Sineması’na damga vurmuş isimlerin yanı sıra Oktay Kaynarca, Eda Ece, Ahmet Kural, İlker İnanoğlu, Burcu Kıratlı’nın aralarında olduğu ünlü isimler ödüllerini aldılar. Törene katılamayan Hülya Koçyiğit ve Ali Sunal video ile duygularını ve mesajlarını iletirken, Nurgül Yeşilçay’ın ödülünü ise yeğeni Buse Çelik teslim aldı.

Türk Sinemasını Geçmişten Geleceğe Taşıyanlar” Ödüllerini Almaya Hak Kazanan İsimler

– Abdullah Oğuz- Göksel Arsoy

– Hülya Koçyiğit- Ahmet Kural

– Aras Bulut İynemli- Neslihan Atagül

– Nurgül Yeşilçay- Burak Özçivit

– Ali Sunal- Meral Çetinkaya

– Cihat Tamer- Ekrem Çatay

– Erhan Yazıcıoğlu- İsmail Kalkan

– Oktay Kaynarca- Turgay Tanülkü

– Ümit Efekan- Ali Yaver

– Nevra Serezli- Ayşe Kökçü

– İlker İnanoğlu- Eda Ece

– Fatih Aksoy- Burcu Kıratlı

– Hüseyin Özşahin

Bilim Tarihinin “Ben Buldum” Anları: 100 Buluş, 100 Öykü

0
Bilim Tarihinin “Ben Buldum” Anları: 100 Buluş, 100 Öykü

Birbirinden ilginç araştırma ve derlemelerinden tanıdığımız Süleyman Bulut, merak radarlarını bu kez bilim ve buluşlar tarihine çevirdi… Pek çoğunu ilk kez okuyacağınız 100 buluşun 100 kısa öyküsü Ben Buldum!’da.

Arşimet’in, suyun kaldırma kuvvetini bulduğunda, hamamdan fırlayıp, “Evreka! Evreka!” diye kendini sokağa atmasının öyküsünü duymayan yoktur. Böyle “Evreka!” anları pek çok buluşta yaşanmıştır aslında.

Telefonun bulunuş öyküsü sözgelimi; çoğumuz biliriz, ama cep telefonunun bulunuş öyküsünü hiç duyduk mu acaba?  Buna bilgisayarın, internetin, e-postanın, Facebook’un, WhatsApp’ın bulunuş öykülerini de ekleyebiliriz; elektriğin, oksijenin, DNA’nın, aspirinin, röntgenin bulunuş öykülerini de… Dünya’mızın yuvarlak olduğunu, döndüğünü ilk kim, nasıl buldu? Yaşını kim, çevresini kim hesapladı? Yine Dünya’mızın ilk oluşumu, yani doğuşu nasıl oldu? Ya küresel ısınmanın, sera gazlarının, ilk hava tahmininin öyküleri?..

Gündelik hayatımızı kolaylaştıran buluşlardan sonra buzdolabının, klimanın, tükenmezkalemin, blucinin, trafik ışıklarının, kedi kumunun “Ben Buldum!” anları nasıldı?

SÜLEYMAN BULUT KİMDİR?

1954 yılında, Konya’da, Beyşehir’in Tolca köyünde doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni bitirdi. İktisat okurken, rakamlardan çok harfleri sevdiğini fark edince yazmaya başladı. İlk ürünleri olan radyo oyunları İstanbul Radyosu’nda yayınlandı. Derlemeler yaptı. Yıllardır çocuklar için yazdı. Şimdilerde büyümeye çalışıyor, yetişkinler için yazarak… 

‘Bitmeyen senfoni’ binası nihayet bitti

0
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası binası nihayet bitti.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Şefi Can Deliorman, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın yeni binasının 25 seneyi aşkın özlemin ardından 29 Ekim tarihinde açılacağını duyurdu.

Temeli 1995 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından atılan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Konser Salonu ve Koro Çalışma Binası nihayet bitti. Geçtiğimi günlerde eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, “1995 Yılında temeli atılan yapıyı, 2007’de içinde ördeklerin yüzdüğü bir temel çukuru olarak bulmuştum. 5 Yılda kıt olanaklarla yapıyı, salon silüetleriyle ayağa kaldırdık. 2013 Başında ayrıldığımda en geç 2014 Cumhuriyet Bayramında açmayı umut ediyorduk. 2020’de hala ediyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Deliorman, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orketstrasının yeni binasının açılacak olmasından dolayı çok heyecanlı olduklarını belirterek, binanın sadece Ankara’ya değil Türkiye’ye ait olacağını ifade etti.

Konser salonunun dünyanın büyük metropollerinin bilinen konser salonlarıyla da iş birliği yapabilecek kapasitede olduğuna dikkat çeken Deliorman, Türkiye’nin tanıtımında, sanatçıların ve uluslararası grupların yeni sanat kompleksinde ağırlanmasının önemli yer tutacağına işaret etti.

CSO’nun yeni binasının “Kültür sanat adası” içerisinde olduğunu ifade eden Deliorman, “Kültür sanat adası içersinde, CSO’nun 2023 koltuk kapasiteli, çok büyük, özel bir ana salonu var. Aynı binanın içinde 500 koltuk kapasiteli Mavi Salon’umuz var. Bu salonda resitaller, oda müziği etkinlikleri yer alacak”dedi.

Deliorman, 29 Ekim ve 30 Ekim’de iki gala konseriyle sezonun açılışını yapacaklarını, konser salonunun oturması ve akustik denemelerinin zaman alacağını dile getirdi. Açılış programı için uluslararası solistlerle iş birliği yaptıklarını, bu özel sanatçıların isimlerini ilerleyen tarihte kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade eden Deliorman, programda CSO’nun seçkin repertuvarından Ferit Tüzün’den Ulvi Cemal Erkin’e Türk bestecilerinin özel eserlerini seslendireceklerini, yeni bir sipariş eserin dünya prömiyerinin açılışla sanatseverlere sunulacağını dile getirdi.

CSO MÜZESİ OLACAK BİNANIN İÇERİSİNDE

Yıllardır sayısız konserde kullanılmış özel enstrümanların tarihi binadan yeni yapıya nakledildiğini, dünyaca ünlü piyanistlerin çaldığı piyanoların ise özel bir şekilde daha sonra taşınacağını aktaran Deliorman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni binanın içinde bir CSO Müzesi kuruyoruz. Çok güzel olacak. CSO tarihini dinleyiciye çok iyi bir şekilde anlatan müze olacak. İçeriği çok iyi bir şekilde planlandı müzenin. Bizim de yine elimizde olan tarihi ve hikayesi olan sazları bu müzede sergileyeceğiz.”

Deliorman,  bu sezon genç Türk bestecilerine ağırlık verdikleri bir sezon olacağını belirterek, “Haziranda da turnelerle, açık hava etkinlikleriyle umuyoruz ki zenginleşen bir konser sezonu seyirciyi bekliyor olacak. 29 Ekim Gala Konseri’nin içeriği çok özel. Bu enerjiyle yeni sezona başlıyoruz.

Büyük metropoller büyük sanat merkezleriyle anılır. Berlin Filarmoni, Sydney Opera Binası, daha pek çok örnek verebileceğimiz kültür sanat kompleksleri, kendi şehirleriyle özdeşleşir. Artık yeni CSO binası Ankara’yı hatırlatır bir ikonik yapı haline gelecek.”dedi.

Takipte Kalın!

558BeğenenlerBeğen
8,082TakipçilerTakip Et
664TakipçilerTakip Et
11AboneAbone Ol

Son 24 Saatin En Popüler Yazıları

Tüm Zamanların En Popüler Yazıları

Son Yazılar