Ana Sayfa Blog

Eda Çekil, “Aile Albümü” sergisiyle Yapı Kredi bomontiada’da

0
Aile Albümü

Yapı Kredi bomontiada, Eda Çekil’in aile albümlerine, aile ve evlilik kurumlarına dikkatli bir bakış sunan İstanbul’daki ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. BüroSarıgedik işbirliği ile düzenlenen “Aile Albümü” sergisi, 8 Nisan – 8 Mayıs 2021 tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada ALT’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Yapı Kredi bomontiada, sanatçılara galeri sisteminden farklı bir destek yapısı oluşturmak amacıyla 2017 yılında kurulan BüroSarıgedik işbirliği ile yıl boyunca bir dizi sergiye ev sahipliği yapacak. Sanat ortamının güncel koşullarında sanatçılara ve sanatseverlere alan açacak bu işbirliğinin ilk iki sergisinden biri olan Eda Çekil’in “Aile Albümü”, 8 Nisan – 8 Mayıs 2021 tarihleri arasında Yapı Kredi bomontiada ALT’ta ziyaret edilebilir.

‘AİLE FOTOĞRAFI VE TOPLUMSAL CİNSİYET ÜZERİNE ODAKLANIYOR’

Çoğunlukla kişisel geçmişine odaklanarak fotoğraf ve farklı ortamları toplumsal cinsiyet ekseninde bir araya getiren Eda Çekil, bu yıl tamamladığı sanatta yeterlik çalışmasında çağdaş sanatta aile fotoğrafı ve toplumsal cinsiyet üzerine odaklanıyor. Sanatçı ve eğitmen Dilek Winchester, Sanat Dünyamız’ın Mayıs – Haziran sayısında yer alacak Müesseseler ve İnce Şeyler başlıklı yazısında sergiden şöyle bahsediyor:”Aile albümlerini, aile ve evlilik kurumunun kadrajına alan sergideki eserler, kuşaklar arası deneyim paylaşımı, sanatçılar arasında süregiden etkileşim, feminizm ve eleştirel teori gibi farklı aktarım hatlarını birleştiriyor ve bazı tarihsel anları ve sanat eserlerini hatırlamak için de bir köprü görevi görüyor. Sanatçı, farklı rollere bürünmekten ve kendi temsillerini kullanmaktan geri durmayarak sanat yapma ediminin dinamik yapısına dair bir okuma sunuyor.”

“Aile Albümü” sergisi Yapı Kredi bomontiada ALT – Beyaz Oda’da Salı’dan Cuma’ya 12:00-18:00 saatleri arasında ücretsiz gezilebilir.

EDA ÇEKİL KİMDİR?

1985 yılında İzmir’de doğan Eda Çekil, ilk kişisel sergisini 2007 yılında İzmir’de ve Balıkesir Fotoğraf Müzesi’nde gerçekleştirdi, sonraki yıllarda birçok grup sergisine katıldı. Çoğunlukla kişisel geçmişine odaklanarak fotoğraf ve farklı ortamları toplumsal cinsiyet ekseninde bir araya getiren sanatçı, bu yıl tamamladığı sanatta yeterlik çalışmasında çağdaş sanatta aile fotoğrafı ve toplumsal cinsiyet üzerine odaklanıyor. Sanatçı aynı zamanda İstanbul Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışıyor.

18. Tudem Edebiyat Ödülleri Roman Yarışması sonuçlandı!

0

Çocuk edebiyatı alanında ve roman dalında düzenlenen 18. Tudem Edebiyat Ödülleri’nde dereceye girenler açıklandı. Birincilik ödülüne Kırık Dökük Şeyleri Onarma Ustası isimli dosyası ile Sevtap Ayhan değer görüldü.

Yarışma , Türkçe çocuk ve gençlik edebiyatına çağdaş ve özgün eserler kazandırmak amacıyla 2003 yılından bu yana düzenleniyor. Tudem Edebiyat Ödülleri 18. yılında, çocuk edebiyatı alanında ve roman dalında düzenlenmişti.

Seçici kurul İyi Kitap Dergisi yazarlarından Doğan Gündüz, Mehmet Erkurt, Olcay Mağden Ünal, Sema Aslan ve Suzan Geridönmez’den oluştu. Kurul, pandemi koşulları nedeniyle çevrimiçi bir toplantıda buluşarak dereceye girenleri belirledi.

‘KIRIK DÖKÜK ŞEYLERİ ONARMA USTASI’

112 dosyanın başvurduğu yarışmada birincilik ödülünü ”Kırık Dökük Şeyleri Onarma Ustası” adlı çalışmasıyla Sevtap Ayhan kazandı. İkincilik ödülüne ”Defne ve Diğer Baş Belaları” ile Serdar Uslu aldı. Üçüncülük ödülüne ise ”Arkadaşlar Arasında” ile Fatih Debbağ değer görüldü.

Dereceye giren isimlere, heykeltıraş Ozan Ünal’ın tasarladığı ödül heykellerinin yanı sıra, birinciye 10.000 TL, ikinciye 7.500 TL, üçüncüye 5.000 TL para ödülü verilecek.

Tudem Yayın Grubu’nun 37 yıllık yayıncılık birikiminin en değerli meyvelerinden biri olan Tudem Edebiyat Ödülleri olarak görülüyor. Tarafsız duruşu, nitelikli eserleri ön plana çıkaran yapısıyla edebiyat dünyasının önemli referanslarından biri olma özelliği taşıyor.

18. Tudem Edebiyat Ödülleri Kazananları:

Birincilik: ”Kırık Dökük Şeyleri Onarma Utsası” Sevtap Ayhan
İkincilik: ”Defne ve Diğer Baş Belaları” Serdar Uslu
Üçüncülük: ”Arkadaşlar Arasında” Fatih Debbağ

18. Tudem Edebiyat Ödülleri Seçici Kurulu:

Doğan Gündüz, Mehmet Erkurt, Olcay Mağden Ünal, Sema Aslan, Suzan Geridönmez

100. yılında İnönü Savaşları raflarda

0

İBB, İnönü Savaşlarının yüzüncü yılında o dönemi zengin bir içerikle ele alan yeni bir yapıtı raflara koydu. Şaduman Halıcı ve Mehmet Alkanalka tarafından kaleme alınan 100. Yılında İnönü Savaşları kitabı, zengin içeriği, arşiv belgeleri ve Selçuk Ören’in kaleminden çıkan özel çizimleriyle dikkat çekiyor. İBB Kültür AŞ tarafından yayınlanan üç bölümlü yapıt, İnönü Savaşlarını bütünlüklü bir şekilde ele alıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 23 Mart- 1 Nisan 1921 tarihler arasında gerçekleşen İkinci İnönü Savaşı’nın yüzüncü yılında, yeni bir yapıtla okuyucularının karşısına çıktı. Şaduman Halıcı ve Mehmet Alkanalka tarafından kaleme alınan 100. Yılında İnönü Savaşları kitabı, tüm mağazalarda yerini aldı. İBB Kültür AŞ tarafından yayınlanan yapıt, özel koleksiyon, arşiv belgeleri ve illüstrasyonlar barındırıyor. Bugüne kadar bütünlüklü olarak ele alınmayan İnönü Savaşları’nı tüm yönleriyle inceliyor. Üç bölümden oluşan yapıtı zenginleştiren unsurlardan biri de Selçuk Ören’in kaleminden çıkan çizim ve görseller.

ULUSUN KÖTÜ ŞANSINI YENDİĞİ AN

Bilindiği gibi İnönü Savaşları, Kurtuluş Savaşı’ndaki önemli dönüm noktalarından biri. Anadolu’nun işgalden kurtuluşunun habercisi ve bağımsızlığın ilk meşalesi. Bu savaşlar, sadece askerî değil siyasi başarıların da kapısını araladı. Bu dönemde Londra Konferansı’nda Millî Mücadele’nin haklılığı, dünya kamuoyuna duyuruldu. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği ile Moskova Antlaşması imzalandı. İçeride ise Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ve İstiklal Marşı kabul edildi. 1 Nisan 1921’de kazanılan İkinci İnönü Savaşı’nın ardından Gazi Mustafa Kemal Paşa, zaferlerin önemini şu sözlerle değerlendirmişti: “Siz, orada yalnız düşmanı değil, ulusun makûs talihini de yendiniz.”

Yılında İnönü Savaşları’nda Şaduman Halıcı önce düzenli ordu hazırlıkları, Gediz Taarruzu, Çerkes Ethem isyanı, TBMM’deki tartışmaların ve tarafların hazırlıklarının bir panoramasını sunuyor. Ardından gün gün çarpışmaları, taarruzları, geri çekilmeleri ele alıyor.

Mehmet Alkanalka ise tarafların askerî güçlerini, harekât planlarını, stratejilerini, taktiklerini; amaçlarını, niyetlerini değerlendiriyor. Yunanların gerek asker sayısı gerekse askerî teçhizat bakımından üstünlüğüne rağmen savaşın nasıl kazanıldığının ipuçlarını veriyor.

DÖNEMİN ANILARIYLA ZENGİNLEŞTİRİLDİ

Öte yandan savaşlarda yer alan kişilerin anılarının bir araya getirilmiş olması, yapıtı ayrıca zenginleştiriyor. Kitapta İsmet İnönü, Vecihi Hürkuş, İzzettin Çalışlar, İsmail Hakkı Tekçe, Şerif Güralp, Viktor Dusmanis gibi isimlerin o döneme ait tanıklıklarına yer veriliyor.

İBB ‘İstanbul bir sahne’ projesiyle müzisyenlere destek verecek

0

İBB, binlerce müzisyenin İstanbullularla buluşmasını sağlayacak yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Kentin 100’den fazla farklı noktasını açık hava sahnesine dönüştüren “İstanbul Bir Sahne” ile açık havada, ücretsiz ve pandemi koşullarına uygun olarak gerçekleştiriliyor. Projeyi sosyal medya sayfasından duyuran İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, açıklamasında pandeminin başından beri zor günler yaşayan müzisyenlere önemli bir destek sağlanacağını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Covid-19 nedeniyle bir yıldır zor günler geçiren müzisyenlere destek olmak için “İstanbul Bir Sahne” projesini başlatıyor. İstanbul Bir Sahne” ile İstanbul’un 39 ilçesinin tamamında 100’den fazla farklı nokta, açık hava sahnesine dönüştürülerek, binlerce müzisyenin İstanbullularla buluşması sağlanacak.

“UMUDU YENİDEN YEŞERTELİM”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, projeyi sosyal medya hesabından paylaştı bir video ile tanıttı. Sanatçıların kendi mesleklerini icra etmelerini ve İstanbul’da olumlu bir hava estirmelerini istediğini söyleyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi bu sessizliğe son verme ve şehri notalarla şenlendirme vaktidir. Bu projeyle bir yandan müzisyenlere destek olacağız, bir yandan da şehrin farklı noktalarını canlı müzik sahnesine dönüştüreceğiz. Tabi ki, tüm sağlık önlemlerini, etkinlik öncesinde ve sırasında, İBB olarak biz alacağız. İstanbullular, pandemiye rağmen, iç huzuruyla, güvenle ücretsiz konser keyfi yaşayacak. Hem de sanatçılarımız emeklerinin karşılığı olarak hak ettikleri desteği alacaklar. Bu nedenle destek ihtiyacı hisseden müzisyenlerimizi davet ediyorum. Sitemize girin ve başvurunuzu yapın. Güzel İstanbul’umuzda umudu yeniden yeşertelim.”

39 İLÇEDE 100’ÜN ÜZERİNDE NOKTA

İstanbullularla yaşadıkları yerlerde, 39 ilçede 100’den fazla farklı noktada buluşacak olan “İstanbul Bir Sahne” etkinlikleri şehrin günlük yaşamına canlı performans sürprizleri ve neşesiyle eşlik edecek. Kültür AŞ organizasyonuyla gerçekleştirilecek projeyle şehrin parkları, durakları, metro platformları, müzeleri, sokakları, otoparkları, günlük işe gidiş geliş noktaları, ikonik mekanları dev bir açık hava sahnesine dönüşecek.

“İstanbul Bir Sahne” etkinliklerinde yer almak isteyen müzisyenler ve müzik toplulukları başvurularını 29 Mart 2021 saat 12.00 itibarıyla www.istanbulbirsahne.com adresinden yapabilecek. Başvuru süresi 09 Nisan 2021 saat 17.00’de son bulacak. Binlerce müzisyenin sahnelere dönmesine imkân sağlayacak “İstanbul Bir Sahne” projesi şehrin kültür sanat hayatını canlandırmasının yanı sıra büyük bir dayanışma ve destek çalışması da olacak.

Katılım koşullarını yerine getiren müzisyenlerin ve müzik topluluklarının başvuru sırasına göre kontenjan limitleri kapsamında yer alacağı proje kapsamında her bir müzisyene 2 bin TL’lik bir bütçe verilecek. Proje kapsamında gerçekleştirilecek etkinliklerin yer ve tarih bilgileri ise pandemi koşulları ve hava şartlarına göre planlanacak.

‘Gelin bu hafta sonu birlikte kitap okuyalım’

0

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, kitap okuma alışkanlığının kazandırılması amacıyla sosyal medyadan çağrı yaptı. Kalın, “Gelin bu hafta sonu birlikte kitap okuyalım” mesajını paylaştı.

https://twitter.com/ikalin1/status/1375503724257406979

“Etkinliğe katılarak sevdikleriyle kitap okurken çektikleri video ve fotoğrafları sosyal medyadan ‘Bir kitap oku’ etiketiyle paylaşanlara bir de hediye var” diyen Kalın, paylaşımda bulunanlar arasından 50 kişiye son kitabı “Açık Ufuk”u imzalı olarak hediye edeceğini duyurdu.

Van Gogh’un tablosu rekor fiyata satıldı

0

Van Gogh’un 1887 tarihli tablosu 13 milyon Euro’ya alıcı buldu. “Montmartre’da Bir Sokak Manzarası” adlı tablo bugüne dek hiç sergilenmedi.

Vincent Van Gogh’un hâlâ kişisel bir koleksiyonda yer alan az sayıdaki eserinden “Montmartre’da Bir Sokak Manzarası” adlı tablosu 13 milyon 91 bin Euro’ya alıcı buldu.

Uluslararası müzayede evi Sotheby’s tarafından Paris’te gerçekleştirilen müzayede ile eser mezata çıkmıştı. Sotheby’s, tablonun yeni sahibinin kimliğini açıklamadı.

Eserin 5-8 milyon Euro’ya alıcı bulması beklenirken verilen 13 milyon Euro’luk fiyat Fransa’da bir rekor niteliğinde.

Van Gogh’un Paris’te geçirdiği iki yıl boyunca ürettiği 200’den fazla resimden biri olan eserde, bir değirmen, bir çift ve iki çocuğun yanı sıra yapraksız ağaçlar görülüyor.

1887 tarihli eser bugüne dek kamuya sergilenmedi. “Montmartre’da Bir Sokak Manzarası”, Van Gogh’un vasat eserlerinden biri olarak gösteriliyor.

Bundan önce halka açık bir müzayedede satılan son Van Gogh eseri, 2017’de 81 milyon Dolar’a satılan 1889 tarihli “Bir Tarlada İşçi” tablosu olmuştu.

DNA ‘mız Hack’leniyor mu?

0
dna

Jamie Metzl, Darwin Hack’leniyor‘da insanlığın DNA ‘mız üzerinden vereceği savaşa değiniyor. Çevirisini, tecrübeli isim Duygu Akın‘ ın yaptığı Darwin Hack’leniyor Tellekt imzasıyla raflarda…

Darwin Hack’leniyor, okuru genetik mühendisliğinin birçok açıdan hayatımızın esas temellerini -seks, savaş, aşk ve ölüm- derinden sarsan bir keşfe davet ediyor.

Genetik devrimin şafağında, DNA ‘mız tıpkı bilgi teknolojimiz gibi okunabilir, yazılabilir ve hack’lenebilir hale geliyor. Ancak insanlık olarak kendi genetik kodumuzu yeniden düzenlemeye başladığımızda; insan refahında nefes kesici ilerlemeleri gerçekleştirmek ile tehlikeli ve potansiyel olarak ölümcül bir genetik silahlanma yarışına inmek arasındaki farkı belirleyen, bugün yaptığımız seçimler olacak.
 
Biliminsanlarının bilimkurguyu gerçeğe dönüştürdüğü laboratuvarlara girin. En derin inançların, etiğin ve politikanın daha önce hiç olmadığı kadar zorlandığı ve insan olmanın ne anlama geldiğinin sorgulandığı bir geleceğe bakın. Çocuklarımızı tasarlayabilecek, ömürlerimizi büyük ölçüde uzatabilecek, hayatı yeniden sıfırdan inşa edebilecek, bitki ve hayvan dünyasını yeniden yaratabilecek mühendisliğe eriştiğimiz zaman geriye tek bir soru kalacak: Tüm bunları gerçekten yapmalı mıyız?

Jamie Metzl Kimdir?

Hukuk alanındaki eğitimini Harvard Üniversitesi’nde, doktora eğitiminiyse Oxford Üniversitesi’nde aldı. Teknoloji fütüristi ve jeopolitik uzmanıdır. 2019’da Dünya Sağlık Örgütü’nün insan genom düzenlemesine yönelik uluslararası danışma komitesine atanan yazar, daha önce ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nde ve Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde görev yaptı; aynı zamanda Kamboçya’da Birleşmiş Milletler insan hakları yetkilisi, Asia Society’nin başkan vekili ve bir biyoteknoloji şirketinde stratejiden sorumlu yönetici olarak çalıştı. Genome Project-Write Konsorsiyumu üyesi ve Kuzey Atlantik Konseyi’nin kıdemli üyelerinden olan Jamie Metzl, ayrıca The Depths of the Sea (Denizin Derinliği), Genesis Code (Yaratılış Şifresi) ile Eternal Sonata (Ebedˆı Sonat) adlı kitapları bulunmaktadır.

Duygu Akın Kimdir?

1969’da doğdu. Ortaokul ve lise eğitimini Beşiktaş Atatürk Lisesi’nde, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Ardından British Council’ın İstanbul’da başlattığı British Cultural Studies (İngiliz Kültürel Çalışmaları) yüksek lisans programına başlayan Akın, programın ilk yılının sonunda British Council bursuyla eğitimini Warwick Üniversitesi’nde sürdürdü. 1995-2005 yılları arasında özel sektörde çalıştı. 2005’ten beri Türkiye’nin önde gelen yayınevleri için çeviri yapan Duygu Akın‘ın Can Yayınları, Doğan Kitap, Domingo Yayınevi, İş Kültür Yayınları, Okuyan Us Yayınları ve Yapı Kredi Yayınları gibi yayınevlerinden yayımlanan yüzden fazla kitap çevirisi bulunuyor.

Koç Üniversitesi Yayınları, Sadiye Vefik’in ‘Bir Günahkar Geceden Sonra’ eserini yayımladı

0

Koç Üniversitesi Yayınları’nın (KÜY), Türk edebiyatında bir döneme damgasını vuran tefrika romanları ve yazarlarını günümüz okurlarıyla buluşturan “Tefrika” dizisinin yeni kitabı yayımlandı. Kitapta, unutulmuş bir kadın yazarın, Sadiye Vefik’in Bir Günahkâr Geceden Sonra ve Muhaberat-ı Hakikiye isimli iki eseri yer alıyor.

1922 yılında Yeni Şark gazetesinde tefrika edilen Bir Günahkâr Geceden Sonra ve 1913 yılında kitap olarak basılan Muhaberat-ı Hakikiye’de Sadiye Vefik’in özellikle kadınlar arası dostluk ve dayanışma üzerine düşündüğünü görüyoruz. Bu dostluğun kadınları güçlendirebileceği gibi, aksinin kadınların felaketine yol açabileceği anlatılır. Sadiye Vefik, bu arkadaşlığı, sırdaşlığı, kadınların birbirini yargılamadan dinleme ihtiyacını mektup roman biçiminde okurlara sunuyor.

Muhaberat-ı Hakikiye, Ayastefanos’ta yaşayan Nevin ile Heybeliada’da yaşayan Feriha ve Şule arasındaki mektuplaşmalardan oluşuyor. Bu mektuplarda ana mesele, zorla evlendirilme konusudur. Birbirini sevmeyen, başka kişilere âşık insanların, aile büyüklerinin dayatmasıyla bir araya getirilmesinin birçok kişiyi mutsuzluğa sürüklediği gösterilmektedir. Bu konu ele alınırken kadınlar arası dostluğun narin, özenli, şefkatli dili göze çarpar.

Sadiye Vefik, Bir Günahkâr Geceden Sonra’da ise bize kadınlar arasındaki yargılayıcı tutumu ve bu tutumun yol açabileceği felaketlerin bir örneğini gösteriyor. Novella, yirmi yaşındaki Selma’nın, Napoli’de yaşayan dayısının kızı Semiha’ya gönderdiği mektuplardan oluşuyor.

“Üretken olmasına karşın edebiyat tarihlerinde ismine rastlanmayan Sadiye Vefik’in, bugünün kadınlarıyla buluşabilmesi, içinden geçtiğimiz, kadın düşmanlığının oldukça yükseldiği bu zamanda bize bir kez daha, kadınlar arası dostluğun güçlendirici yanını, kadın dayanışmasını, bugün sık sık tekrarladığımız ‘kadın kadının yurdudur’ şiarını geçmişten bugüne taşıması açısından çok değerli.”

 – SENEM TİMUROĞLU

Orhan Pamuk: ‘Veba Geceleri’nde siyasi gönderme yapmaktan çekinmedim

0
Orhan Pamuk

Türkiye’nin Nobel Edebiyat Ödüllü tek yazarı Orhan Pamuk, son romanı ‘Veba Geceleri’ ile bir kez daha okurlarının karşısında. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayınlanan Veba Geceler, “1901 yılında Girit civarındaki küçük bir Osmanlı adası olan Minger’de yaşanan bir veba salgınını anlatıyor.

Pamuk, romanının çerçevesi için, “Osmanlı memleketlerinin, adalarının tek tek elden çıkması konusudur bu… Ya da düpedüz Osmanlı İmparatorluğu’nun batışının, sona erişinin hikâyesi diyebiliriz” diyor.

“Günümüze siyasi gönderme yapmaktan çekinmedim. ‘Günümüze benziyorsa benzesin, ne yapayım’ dedim” diyen Pamuk, esas niyetim bu olmadığını söylüyor:

“35 yıl düşündüğünüz bir romanın dengesini hükümeti eleştirmek için bozmak istemezsiniz… Eğer böyle ayrıntılar varsa, bu belki de milliyetçilik, laiklik, siyasal İslam, iktidar, otorite, istibdat, düşünce özgürlüğü, azınlıklar gibi konularda hep aynı tepkileri vermişiz, hep aynı yanlışları, hataları yapmamızdandır bence.”

“ÇARESİZLİKTEN YENİ BİR ŞEY KEŞFETTİK”

İlk kez bir romanı için, yayıncısı Yapı Kredi Yayınları ile birlikte video anlatımlar/tanıtımlar hazırlayan Pamuk, T24 yazarı Murat Sabuncu’ya verdiği söyleşide bunun nedenini şöyle açıklıyor:

“Gazetelerin çoğu hükümetin azat kabul etmez kölesi gibi davranıyor. Biz de Türk basınındaki bu gelişmeleri görüp dijital dünyada videolar yayımlamaya karar verdik. Bu videoların metinlerini ben kendim özenle yazdım ve onları inanarak, sevinçle okudum, yeni bir şey bulmanın sevinciyle. Burada büyük bir gazetenin desteğini almadan kendi göbek bağımızı kendimiz kesiyor, okuyucularla buluşuyor, her şeyi kendimiz doğrudan anlatıyoruz… Çaresizlikten yeni bir şey keşfettik galiba, diye de düşündüm.”

Kitap satışının yüzde 36’sı online olarak gerçekleşti

0

Türkiye Yayıncılar Birliği, kategorilere göre hazırladığı ve sektör verilerini içeren 2020 Türkiye Kitap Pazarı Raporu’nu açıkladı. Tüm dünyayı etkileyen pandemi nedeniyle Türkiye’de 2020 perakende kitap pazarının büyüklüğü yüzde 11,26’lık bir düşüşle 7.855 milyon TL’ye geriledi. 2020’de sesli kitap satışlarında ve dijital veri tabanlarına aboneliklerde artış yaşanırken, pandeminin en dikkat çeken getirilerinden biri ise online kitap satışlarında yaşanan artış oldu.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin her sene düzenli olarak hazırladığı Kitap Pazarı Raporu’nun içeriğini açıkladı. 2020 Türkiye Kitap Pazarı Raporu’na göre geçtiğimiz yıl 433 milyon 213 bin 632 adet kitap üretildi. 2020 yılı içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel sektörden satın aldığı ve kendi matbaasında bastığı ders kitapları, açık lise kitapları ve yardımcı kaynak kitapların toplam üretim adedi 184.milyon 200 bin oldu. 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için ise Bakanlık ilk defa 17,5 milyon öğrenci için yardımcı kaynak kitap dağıtma kararı aldı. MEB’in bastığı kitaplarla birlikte toplam kitap üretimi 617 milyhon 413 bin 632 adet oldu. Bandrol dağıtımı ve satışını yapan YAYFED’in (Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu) açıkladığı toplam kitap üretiminde ilk üç ayda yüzde 30’lara varan artış, pandemiyle birlikte düşüşe geçti ve bir önceki yıla göre ancak yüzde 2,28 oranında artış yaşandı.

2020 yılında TÜİK’in açıkladığı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2020 Sonuçları’na göre nüfusun 83.614.362 olduğu ülkemizde, kişi başına düşen kitap sayısı 6,9’dan 7,3’e çıktı.

KİTAP PAZARI YÜZDE 11 KÜÇÜLDÜ

2020 yılında Türkiye yayıncılık perakende pazarı büyüklüğü, 2019 yılına göre cari fiyatlarla yüzde 11,26 düşüş yaşayarak 7.855 milyon TL oldu. Bu gerilemenin en büyük nedeni eğitim yayınları segmentinde yaşanan yüzde 25,99’luk düşüş olurken, bir diğer sebep ise kültür yayınlarındaki yüzde 4,81 oranındaki düşüş olarak ortaya çıktı. Türk Lirası’nın USD ve Avro karşısında yaşadığı değer kaybı da, sektörün USD bazındaki pazar büyüklüğü hesaplamalarındaki düşüşün önemli sebeplerinden biri oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın pandemiden bağımsız olarak, ilk defa 17,5 milyon öğrenci için ücretsiz yardımcı kaynak kitap dağıtma kararı alması eğitim yayıncılığını zor duruma düşürdü. Eğitim yayınlarında yaşanan ciro düşüşü MEB’in ücretsiz dağıttığı yardımcı kaynak kitaplara bağlanırken, kültür yayınlarındaki düşüşün en önemli sebebi ise pandeminin yarattığı olumsuz ticari koşullar, kitabevlerinin uzun bir dönem kapalı olması ve daha sonra da hafta sonu kapanmaları oldu.

ONLİNE KİTAP SATIŞLARINDA ARTIŞ YAŞANDI

Pandemi sürecinde online satış kanallarından kitap alışverişi, önceki yıllara göre çok önemli bir artış gösterdi. 2006 yılında online kitap satışlarının kültür kitapları satışında yüzde 2,24 olan pazar payı, 2019 yılı sonunda yüzde 22,49 olarak ölçülmüştü. 2020 Mart ayından itibaren, kapanmalarla birlikte online kitap satışlarında satış oranları kültür yayınlarında ve akademik yayınlarda yaklaşık yüzde 65,5’e yükselirken; yardımcı kaynak kitaplarında yüzde 20’lere yakın, ithal dil eğitimi ve kültür-sanat kitaplarında yüzde 35 olarak gerçekleşti. Genel olarak yayıncılık sektörünün satışlarının yüzde 36,17’sinin ise online olarak gerçekleştiği tahmin ediliyor.

SESLİ KİTAP VE DİJİTAL ABONELİKLERDE ARTIŞ OLDU

Pandemide sesli kitap, e-kitap, dijital buluşmalar, dijital kitap kulüpleri ve dijital söyleşilere rağbet de olumlu yönde tetiklendi. 2020 yılında pazar paylarında pandemiyle birlikte artan sesli kitap satışları, ilk defa pay olarak yüzde 1,10 oranında da olsa gelişme gösterdi. Ayrıca ilk defa bu yıl dikkatli ölçümlerle gerek eğitimde, gerekse yüksek eğitimde ve üniversite kütüphanelerinde dijital veri tabanlarına aboneliklerle birlikte pazarın yüzde 10,19 oranlarına geldiği görüldü.

Stay Connected

21,794BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,735TakipçilerTakip Et
0AbonelerAbone

Recent Posts