Biyografi ve Anı Kitaplarıyla Tarihe İz Bırakan Hayatlara Tanıklık Edin

0
900
Biyografi

İnkılâp Kitabevi’nin biyografi ve anı kitapları, okurları spor, kültür, edebiyat, sosyal hayat ve siyasetin önemli isimlerinin yaşamlarına tanık olmaya davet ediyor. Yaşar Kemal, Aziz Nesin, Süleyman Saba, Adnan Menderes, Güzin Özyağcılar, Bülent Ortaçgil, Yılmaz Vural gibi isimlerin hayatlarına bir pencere açan kitaplar raflarda meraklılarını bekliyor!

Yaşar Kemal: Sözün Büyücüsü / Feridun Andaç

… o garbi yeli, Akdeniz’in esintisini getirip Anavarza’nın enginine salıyordu. Zümrüdüanka mı desem, ben-i âdemin düldülü mü? Hiç yere inmeden, Ceyhan’dan damla içmeden, önce Hemite’ye, sonra da ver elini Akçadağ, Çokak, Çamurlu, Göksu… Savrungözü’ne varmak isterdim. O dağ esintilerine yüzümü verip buralardaki Yaşar Kemal’i görmek, dinlemek isterdim.

Feridun Andaç kaleme aldığı Yaşar Kemal: Sözün Büyücüsü ile insanını, insanlığı anlamış; insan ruhunun derinliklerine inip bunu tüm gerçekçiliğiyle yansıtabilmiş; zengin ve şaşırtıcı imgelem dünyaları yaratmış evrensel bir anlatı ustasının “anakarası”nda adım adım ilerlerken sadece Yaşar Kemal’i anlatmakla kalmıyor; onu, eserlerini, kurduğu yazın evrenini ve düş dünyasını anlamlandırıp yorumluyor.

Çokgenli bir bakışın, sözden söze geçişin kitabıdır Yaşar Kemal: Sözün Büyücüsü. Bir tür yazarla/yapıtla kurulan söyleşi… Sözün büyülü evrenine yolculuk…


Gülen Düşünce, Muhalif Kimlik: Aziz Nesin / Feridun Andaç

En çok da unutmaktan korkardı. Korku üzerine yazarken de sık sık yineleyip durmuştu; “korkudan korkmak,” diye. Bundan kurtulmak insanın kendinden kurtulmasıdır, bunun da güç olduğunu anlatmıştı o yazdıklarında. Bambaşka korkular sarmıştı bedenini. Kendine bile anlatamadıkları…

Edebiyatımızın iz bırakan, biriktiren ve biriktirdikçe hayatın her alanına dokunarak kendi dilini kuran ve o dil içerisinde yeni bir dünya örgütleyen ender yazarlarındandır Aziz Nesin. Feridun Andaç’ın deyimiyle yaşamı “kurduğu tanıklığının diliyle yeniden yaratır”.

Aziz Nesin’in gülmece yazarlığından öykü, roman, fıkra, şiir, günce, deneme, mektup ve oyun yazarlığına uzanan sarmalda bir ömre sığdırdığı pek çok düş, yaşam ve tanıklık var. Gülen Düşünce, Muhalif Kimlik: Aziz Nesin her zaman kendi olabilen eylem insanı kişiliği, geliştirdiği edebi söylemi ile var olan benzersiz bir yazarın eksiksiz bir monografisi.


Beşiktaş’ın Dervişi Süleyman Seba / Rıdvan Akar

Türk spor tarihinin en saygın ismi olduğu konusunda tüm spor kamuoyunun görüş birliği içerisinde bulunduğu Seba, hem Türk futbol tarihinin son 70 yılının efsanevi ismi hem de Beşiktaş tarihinde “Şeref Bey”, “Baba Hakkı” ile birlikte oluşan sacayağının efsanesidir… Seba; bugün, o geleneğin son temsilcisi olarak, Beşiktaş Kulübü’nün resmi sitesinde “Beşiktaş Duruşu” diye kabul edilen değerleri, kişiliğinde cisimleştirmiş bir abide olarak anılıyor.

Seba’nın yaşam öyküsü kimi sırlar ve gizlerle örülüdür. Zira mesleği Milli İstihbarat Teşkilatı’nda memurluk olan Seba, hayatının iki parçasını bütün popülaritesine karşın titizlikle parlak neon ışıklarından uzak tuttu. Mesleğini ve sevdalarını hiçbir zaman karıştırmadı, konuşmadı ve anlatmadı.

Seba, Beşiktaş tarihinin en başarılı ve en etkin dönemine başkanlık yaptı. Bu 16 yıl içinde Beşiktaş tam beş kez lig şampiyonluğu yaşadı. Futbola, rakibe saygı, dürüstlük, tevazu, gençlere fırsat, sözünün eri olmak ve belki de en önemlisi “Şerefli ikinciliklerle övünmek” gibi değerleri kazandırdı ve yaşattı.

Bu kitapta sadece Süleyman Seba değil, onun yaşamının bütün önemli kilometre taşlarının tanıkları olan 100’den fazla isim de Seba’yı anlattı.


“Baba” Hakkı / Rıdvan Akar, Sevecen Tunç

Beşiktaş takımının bir bora gibi karşı kaleyi allak bullak ederek sarstığı önemli bir maçta, Hakkı bütün oyuncuları ardına takmış, sürüklüyordu. O da ne? Hakkı yere düşüyor… Bu, o güne kadar görülmüş bir olay değildi. Hakkı’nın dizi sıyrılmış ve kan akıyor. Tentürdiyot sürmek ve yarayı bağlamak için eğilenlerin gördüğü şey ise hayret vericiydi! Görülen o ki, Hakkı’nın kanı “kırmızı” değildi. Bu şaşılacak bir durumdu, Hakkı’nın kanı “siyah-beyaz” akıyordu.

Hakkı Yeten önce futbolcusu, sonra kaptanı, başkanı hatta ilk onursal başkanı olduğu Beşiktaş’ın aynı zamanda kurumsal kimliğinin de mimarlarından biriydi.

Rıdvan Akar ve Sevecen Tunç’un bir belgesel tadında kitaba aktardığı Baba Hakkı efsanesini okurken, onun sadece Beşiktaş camiasına değil, Türk futboluna kattıklarını da yeniden hatırlayacağız… 

Baba Hakkı ile ilgili efsanelerden sadece biri olarak yukarıda anlatılan hikâyeye dönecek olursak; kan hiç siyah-beyaz akar mı? Gözün gördüğü bir çift renk, kulağın duyduğu tek bir ad ise kan da siyah-beyaz akabiliyor işte…


Bu Su Hiç Durmaz – Bülent Ortaçgil / Hazırlayan: Mahmut Çınar

Usta müzisyen Bülent Ortaçgil’in çocukluğundan aile ilişkilerine, gündelik hayatından müzik çalışmalarına, içinde yaşadığı dönemin ve bugünün sosyal-siyasal koşullarından gelecek tasavvuruna kadar bir nehrin akışını andıran hayat hikâyesi, gazeteci, yazar ve müzisyen Mahmut Çınar’ın kaleme aldığı Bu Su Hiç Durmaz kitabında!


Bilinmeyen Menderes / Dr. Mükerrem Sarol

“Ben düşersem, ya canımı darağacında alırlar ya da yurtdışına sürerler.”

Dr. Mükerrem Sarol, “On dört yıl arkadaşım, on yıl liderim” dediği ve yıllarca yanında bulunduğu başbakan Adnan Menderes’in hayatına dair gizli kalmış anılarını Bilinmeyen Menderes’te anlatıyor.

Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinin etrafında şekillenmiş bir tarihe çok önemli notlar düşen bu kitapta Dr. Mükerrem Sarol, Demokrat Parti’nin kurulduğu günden itibaren Yassıada’ya kadar siyası tarihimizin en çalkantılı dönemlerinden birine tanıklık etmiştir.

Sarol’un DP’den geçici olarak çıkarılması ve 7 Eylül 1957’de Fuad Köprülü’nün istifası sonrasında gelişen olaylar. 1957 seçimlerinden sonra Menderes’in İstanbul’da imar çalışmalarına ağırlık vermesi. Sarol’un komisyonda ispat hakkının kabulünü teklif etmesi, Menderes’in Londra’ya giderken geçirdiği uçak kazası. Londra Anlaşması’nın meclis müzakeresi. İnönü’nün bitmeyen ihtilal ortamı yaratma çabaları. 28 Nisan’da üniversite gençliğinin ayaklanması ve Menderes’in radyodan halka seslenişi. 27 Mayıs darbesi ve sonrasında Yassıada mahkemelerine uzanan süreç. Ve Kırat’ın talihsiz süvarisinin bilinmeyen hikâyesi…

Bilinmeyen Menderes gerçek bir virtüözün kaleminde hayat bulan bir siyasi tarih belgesi.


Toparlanın Gidiyoruz / Güzin Özyağcılar

Karların arasından çıkarılıp, battaniyeye sarılıp annemin kucağına veriliyorum. Zaman zaman bu sahneler tekrarlanmış maalesef. Öte yandan hava buz gibi olsa da kalplerde sıcak dostluklar da kurulurdu küçük yerlerde. Yoksa çekilmez olur bu çileler. Tam oraya alışacakken iki sene sonra gene babam “Toparlanın gidiyoruz,” der, dostluklar da yarım kalırdı.

Okuyacağınız kitap sadece bir özyaşamöyküsü değil, bir şeye umutla bağlanmanın anlatısıdır. Hayata bir tutkunun eşiğinden bakanlar için acı tatlı onca şey, hatırlanınca tebessüm ettirecek bir anıdır sadece; “Ah biz de çok sanatçı olmak istedik ama ailemiz izin vermedi” diyenlere anlatılacak.


İnadım İnat / Yılmaz Vural

Çin Radyo ve Televizyonu’nda futbol maçı yorumlayan kaç teknik adam tanıyorsunuz?
Ya da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak gittiği Almanya’da, eğitim sistemine kızarak, kaybedeceğini bildiği halde bir Don Kişot gibi savaşan ve kazanmayı başaran?
Mesleği için yaptığı fedakârlıklar sonucu Alman Futbol Federasyonu’nun jest olarak yıllık ders programını öğrencisinin programına uydurduğu kaç kişi tanıyorsunuz?

Futboldaki mevkii “oyun kurucu” olmasına rağmen, hayattaki mevkii “hayal kurucu” oldu fakat diğerlerinden farklı olarak kurduğu hayalleri hep bir oyun sistemine oturttu ve onların peşini asla bırakmadı. Futbolu hep ikinci planda tuttu, çünkü onun için insan daima ön plandaydı. O hep özgür ve onurlu bir adam olmayı tercih etti; bu tercihin sonuçlarına da katlandı.

Bu kitapta, caps’lere konu olan; popüler kültürün, onu sahadaki halleriyle gündeme getirmeye çalıştığı bir futbol adamını değil, hayalleri olan bir insanın hayatta kalma mücadelesini, korkularını, çabalarını, sevgisini, hayal kırıklıklarını, dostluklarını, ama en önemlisi trajikomik maceralarını bulacaksınız.


Hayatım Adana Benim / Levent Özdilek

Siz onu aktör olarak tanırsınız ama o Çukurovalı gizli bir yazarmış meğer. Bizim Çukurova’nın geçmişine hüzünlü, komik ve sevgi dolu bir yolculuk… Ben okudum, bayıldım, umarım siz de hayran kalırsınız.

Sinemacı-Yazar Arif Keskiner

Tanıdığım en delikanlı birkaç Adanalıdan biridir Levent. Okurken beni Adana’nın çok güzel yıllarına götürdü. Henüz kimsenin kimseyi kırmadığı, henüz hiç kimsenin ölmediği yıllara… Sevgili dost Levent, “kendisi” gibi yazmış her satırı; samimi, “harbi”, yüreğinden geldiği gibi, dostane…

Toyota CEO’su Ali Haydar Bozkurt

Sevgili Levent beni terapi divanına yatırdı. 50’li 60’lı yılların Adanasından bu günlere gelirken sadece Adanalı olanlar değil, eminim her okuyucu kendinden çok şey bulacak, o masum, naif, sıcak, güzel, mutlu çocukluk ve gençlik yıllarına seyahat edecek.

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek

Hayatın Seyrini Değiştiren Kadınlar / Pelin Batu

Bin yıllar boyunca görmezden gelinen kadınları yoktan var eden yeni tarihçilerin taze bir metodoloji ile resimdeki boşlukları doldurmaları gerekmektedir. Bu revizyonist tarih, geçmişte kaleme alınmış “şanlı” savaş vakanüvisciliğe meydan okuyarak yeni bir sosyal tarih anlayışı geliştirir. Kadın tarihi burada başlamaz elbet, başlangıçtan beri vardır, ama görünmez kadınlar bundan böyle sayfalarda yeniden hayat bulacak, “eş, anne, metres” rolünden başka rollere de bürüneceklerdir. “Kadın doğulmaz, kadın olunur” diyen Simone de Beauvoir gibi müthiş kadınlar ikinci(l) cinsiyet olmayı reddetmiştir, bu kitap böyle bir ruhun meyvesidir.

Hayatın Seyrini Değiştiren Kadınlar‘daki biyografiler ataerkil tarih anlayışına tepki olarak ortaya çıktı.

Sınırsız / Ufuk Koçak

Siz hiç 20 yaşında yeniden yürümeyi öğrendiniz mi?
Her insanın hayatında bitmeyen geceler vardır, peki siz hiç üç gün enkazın altında öylece beklediniz mi?
Siz hiç kocaman bir kenti kaybettiniz mi?
Siz altında hatıralarınız olan ağaçları denizin metrelerce altında ziyaret edip denizin altında kalan dostunuzun evinin ziline bastınız mı?
Siz hiç yaşadığınız kentte hayatta kalan insanlara dostlarınızın yaşayıp yaşamadığını sormaya cesaret edemediğiniz günler yaşadınız mı?

Ben hepsini yaşadım.

Siz hiç dünyanın en zor ve uzun yolları arasında gösterilen 508 km’lik Antik Likya Yolu’nu 75 gün dağlarda kalarak yürüdünüz mü?
Siz hiç, bir karıncadan ilham alıp dünya rekoru kırdınız mı?
Siz hiç engel dediğiniz şeylerin üzerinden atlayıp dünyanın dört bir yanından gelen milli sporculara moral ve motivasyon kaynağı oldunuz mu?
Size, sizi hiç tanımayanlar “Sen gerçek misin!” diye sordu mu?
Siz hiç acıyı bal eyleyip insanlara sundunuz mu?

Ben bunların hepsini yaptım ve bu kitapta yazdım. HAYAT ONU YAŞAMAYI BİLEN CESUR İNSANLARINDIR.

Düşüncelerinizi Bize Yazın