Bir Polisiye Romanının Düşündürdükleri | Kitap Gezgini

0
69

Korku ve Gerilim türünde adeta bir çığır açıyor… Bir başyapıt.” demiş James Rollins. Ben pek korku diyemeyeceğim ama ciddi emek harcayarak kurgulanmış bir dünya ve karakterlerle karşı karşıyayız 7. Kurban ‘da. Hem heyecanlı bir polisiye roman okuyacak hemde ufak anekdotlarla kendimizi ve yaşadığımız toplumu sorgulayacağız bu kitapta.

İthaf Üzerine

Her insan ayrı bir dünya, ayrı bir hayat, ayrı bir yaşam tarzı. Kitabın kurgusu karakterleri bir tarafa bazen yazar bizi hiç olmadık bir yerden kavrar. Örneğin yazarın belki en son yazdığı ama kitabın ilk sayfalarında yer alan ithaf bölümü… Alan Jacobson,  “Bu kitap………..büyükannem Lily Silverman için” diyor. Jacobson‘un büyükannesi doksan yedi yaşında ve bir iki cümle ile ondan bahsedip

Şu an için senin yaşamını sevinçle kutlamaya devam ediyoruz. Fakat zamanın gelip de göçtüğün zaman, seni tanıyan ve ruhunun dokunduğu herkes için ölümsüzleşeceksin. Seni bu kainat kadar çok seviyorum.” diyor.

Toplumların ölüme bakışları ve sevdikleri öldüğünde verdikleri tepki yada sevdiklerine onun ölümünden bahsediş şekilleri tamamen kültürel gibi. Yazıyı okurken sukuneti, kabullenişi hissediyorsunuz. İşin ilginç yanı aynı sukuneti yazarın büyükannesi içinde hissediyorsunuz. İthaf yazısı, ithaf edilen kişiyi onure eder. Hayat sahibi iken ve değilken, onure etmek istemiş yazar büyükannesini.

Hadi dürüst olalım kaçımız büyükannemize o son cümleyi kurabilir ve sonrasında sukunetle onun onure olmasını bekleyebilir? Bizde tabudur bu mesele. Sevdiklerimiz göçüp gittikten sonra yaşamaya devam ederiz ama onlar gitmeden önce bu konuyu sanki ondan sonra hayat olmayacakmış gibi konuşmayız. Biz konuşsak bile karşı taraf bunu çok yanlış boyutlarıyla ele alabilir. Ama hoşuma gitti bu kabulleniş.

Karen Vail ve Kadın Olmak

Kahramanımız bir profil belirleme uzmanı. Katilin işi yapış şeklini inceleyerek onun hakkında bilgi sahibi olmaya, ipuçları elde etmeye çalışıyor. Karen Vail, FBI Ajanı. Hırslı, akıllı, kafasına koyduğunu yapan güçlü bir kadın karakter. İlk başta genel olan dava, sayfalar ilerledikçe Vail için kişiselleşmeye başlıyor.

Vail‘in işinde yaşadıkları dünyanın neresinde olursak olalım kadın, ilk önce kadın sonra insan olarak algılanıyor dedirtiyor insana. Ve saygı gösterilmesi için aynı işi yapan bir erkeğe göre daha fazla gayret ve emek harcadığına şahit oluyorsunuz. Birçok olayda ve diyalogda Karen Vail ‘in bir insan olarak eşitlik talebini görüyorsunuz. Mekan, zaman, kültür değişse de kadına bakış açısı değişmiyor. İş yaşamında kadının işi her kültürde zor…

Bazı masummuş gibi görünen cümlelerde bile erkek iş arkadaşlarının bir kadın olarak Vail’in zayıflığını görmek istediklerini görüyoruz. Mesela cinayet fotoğraflarına bakarken özellikle tek kadın ajan olan Karen Vail‘in tepkilerini kontrol etmeleri. Halbuki o fotoğraflardan etkilenmek kadın ya da erkek olmakla değil insan olmakla ilgili. Yazar bu durumları Vail‘in düşünceleri olarak çok güzel aktarıyor ve tezatlığa dikkat çekiyor.

Karen Vail bir FBI ajanı olmasına rağmen aynı zamanda eşinden şiddet gören bir kadın. Ama buna nokta koymasını bilmiş. Şimdi ise kendisini ve çocuğunu korumaya çalışıyor. Evet aynı zamanda çocuğu için endişelenen bir anne. Ama bizdeki usul bir anne beklemesin kimse. Zira Karen Vail bazı olaylarda takındığı tavırla bizim şartlarımızda vicdansız anne kategorisine alınabilir deyip kültür ve iklim farklılıklarının unutulmaması gerektiğini, bizim olayları daha acılı ve sıcak yaşadığımızı hatırlatmak isterim.

Polisiye

Kişiselleştirme Yerine Genelleştirme

Katledilen kişiyi genel tanımlamayla “kurban” diye adlandırmak çok kolaydı ve Vail bazen emniyet güçlerinin, aşırı duygusal yüklenmeye karşı korunma mekanizması olarak, yani bir zorunluluk gereği mi bu tanımı kullandıklarını merak ediyordu. Zihinleri onları kurbanlarla aralarına bir mesafe koymaya zorluyor olmalıydı. Akıl sağlıklarını korumak için.

sh. 30

Bazı meslekleri yapanlar zor şartların üstesinden ancak olayları genelleştirerek gelebilirler. Mesela Polis için mağdur,kurban ve zanlısındır. Doktor için hasta olursan ve seni o gözle görürse ameliyat edebilir. Yoksa o kötü görüntülere dayanmak gerçekten zor. Kahramanımız biraz da mesleği gereği sürekli bir yorum yapma ve olayları, davranışları anlamlandırma durumu içinde. Bizde bu kendi kendine düşünme ve belli bir silsile içinde bunları yorumlarken hem profil uzmanı ne iş yapar onu öğreniyoruz hem de katilin izini sürüyoruz.

Betimlemelerin Düşündürdükleri

… FBI’ın yeni bütçe hassasiyeti sebebiyle mali açıdan akıllıca bir planla düzenlenmişti. Sadece bir amaca yönelik kullanılan geleneksel uzun, oval bir masa yerine kiraz ağacından altı tane dikdörtgen masa birbirine muntazam olarak birleştirilerek etrafında on altı kişinin oturabileceği tek bir masa haline getirilmişti….

sh.72

Romanlardaki betimlemeler bize olayın geçtiği toplum hakkında bilgi verir. Büyük masalar yerine işlevsel ve duruma göre tek tek kullanılabilecek masalar tercih edilmesi gösteriş ve ihtişam gibi gereksiz detaylar yerine işlevselliğin ön planda olduğunu ve gerçekten tasarrufun yönetimlerce benimsendiğini gösteriyor.

Katil Zihniyeti

Yazar katilin kafasının içini de açıyor bize. Onun yeryüzünde şekil bulmuş halini kitabın sonuna kadar göstermese de zihniyetine açılan kapıyı aralıyor. Şimdi bir katilin, kötü şeyler yapan, insanlara zarar veren ve vermeye devam etmek içinde planlar yapan birinin düşüncelerine bakalım.

Bazı İnsanların başkalarına bu kadar güven duyması gerçekten çok hayret vericiydi. Kendilerini olabilecek her türlü kötü şeye karşı bağışık sanıyorlardı. Geceleri tek başına süpermarketlere, ATM’lere gidiyorlaar ve kendilerini güvende sanıyorlardı. O kadar aptal mıydılar, yoksa ölümsüzlüklerinden çok emin oldukları için bir sonraki kurbanın kendileri olabileceğine inanmak istemiyorlar mıydı?

sh. 179-180

Kitapta birçok noktada ufak ufak anekdotlar halinde bize seri katillerin özelliklerini söylüyor. Ve bu insanların özelliklerinden, sıfatlarından biri de çocuklara ve hayvanlara karşı acımasız olmaları. Özellikle bana ilginç gelen yaklaşım bu insanların öfkelerini ifade etmek ve bir cezayla karşılaşmadan bunu dışarı atmak için başvurdukları yolun hayvanlara zarar vermek olması.. Ceza cana zarar vermeye verilmeli. Bitki, hayvan ya da insan…

Hayatın İçinden Roller

Karen Vail başarılı bir FBI ajanı, mağdur eş, endişeli anne, vefalı evlat, yerine göre iyi arkadaş, tereddütlü sevgili… kimi zaman içiçe kimi zaman biri baskın ama gayet doğal geçişlerle sıkıntıları ve güzellikleri resmediliyor kitapta.

Küçük küçük kanıtlar bir araya geldikçe sizde Karen Vail gibi olayı çözdüğünüzü büyük resmi görmeye başladığınızı zannediyorsunuz. Ama üzgünüm yazar sona doğru herkesi ters köşeye yatırıyor. Kitabın bu halini sevdim. Çünkü yarısına geldiğimde katil belli oldu zannedip okuma heyecanımı yitiriyordum nerdeyse… Siz katil için acele etmeyin derim. Birde okurken değindiğimiz hususlarda düşünmenizi tavsiye ederim. İyi okumalar..

Küçük Yılan

Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın