“Bilim ve sanat eserlerinde müstehcenlik hükümleri uygulanamaz”

0
841

Türkiye Yayıncılar Birliği, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası, Buket Uzuner’in, ilk basımı 34 yıl önce yapılan ve bugüne kadar farklı yayınevlerinden toplam 19 kez baskısı yapılmış olan Ayın En Çıplak Günü başlıklı edebi eserinin “18 yaşından küçüklerin maneviyatı üzerinde muzır tesir yapacak nitelikte” olduğuna karar verilmesini eleştirerek, edebi eserlerin Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun hedefinde olduğuna işaret etti. Açıklamada, bilimsel ve sanatsal eserlerin yönelik müstehcenlik hükümlerin uygulanamayacağı yönündeki kanun hükümlerini dikkate alınmadığı ve kararla ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiği belirtildi.

Türkiye Yayıncılar Birliği, PEN Yazarlar Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikası tarafından ortaklaşa yapılan açıklamada, daha önce Elisabeth Brami ve Estelle Billon-Spagnol’un “Kız Çocuk Hakları Bildirgesi” kitabının önce muzır ilan edildiği hatırlatıldı. Son olarak Gebze Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan soruşturma gerekçe gösterilerek Buket Uzuner’in 34 yıl önce ilk baskısını yapmış “Ayın En Çıplak Günü” isimli eserinin muzır neşriyat olan edildiği kaydedildi.

Türk Ceza Kanunu’nda sanatsal ve bilimsel eserler için müstehcenlik uygulanamayacağı yönünde hüküm bulunduğu vurgulanan açıklamada, “Yetişkinler için yazılan ve küçüklere yönelik olmayan, bugüne kadar birçok baskı yapmış sanatsal ve edebi eserin müstehcenlik iddiası ile soruşturma konusu olmasının ve muzır neşriyat kabul edilmesinin kabulü mümkün değildir. Türk Ceza Kanunu’nda edebi, sanatsal ve bilimsel eserler hakkında müstehcenlik hükümlerinin uygulanamayacağı açık bir şekilde belirtilmesine rağmen edebi, sanatsal bir eserin muzır neşriyat kabul edilmesi ve hakkında soruşturma başlatılması açık bir hak ihlalidir.  İdari birimler ve yargı birimleri, demokratik bir toplum için büyük önem taşıyan ifade, bilim, sanat ve yayımlama özgürlüklerine müdahalelerde bulunmama yükümlülüklerini unutmamalıdır.”denildi.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLİYOR

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Anayasal bir hakkı kısıtlayıp engelleyen bir kararın bakanlık tarafından atanmış beş birim amiri tarafından verilebilmesi ifade, bilim ve sanat ile açıklama ve yayımlama özgürlüklerinin ihlal edilmesidir. Demokratik toplum ilkesinin esas alındığı bir sistemde bunun kabulü mümkün değildir. 2011 yılında Muzır Neşriyat ilan edilen ve hakkında müstehcenlik davası açılan William Burroughs’un “Yumuşak Makine” (Sel Yayıncılık) kitabıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2017 tarihinde 30284 sayılı Sel Yayıncılık’ın başvurusuna ilişkin verdiği kararda; kurulun yapısının edebi eser kavramını değerlendirecek uzmanlıkta olmadığı, kurulun “Yumuşak Makine” ile ilgili verdiği kararın hukuka aykırı olduğu ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiği tespitinde bulunduğunu hatırlatmak isteriz.

İfade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan; toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gereken temel şartlardan biridir ve vazgeçilmezdir. Demokratik toplum ilkesi de ifade özgürlüğünün korunmasını, zedelenmemesini gerektirir. Yetkilileri acilen, Türkiye’de ifade ve yayınlama özgürlüğünü engelleyen ve tarafı bulunduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırı düşen ahlakçı ve yasakçı zihniyetle alınan “muzır neşriyat” kararlarını önleyecek somut adımlar atmaya çağırıyoruz.

Düşüncelerinizi Bize Yazın