Beş Ölüm Öyküsü ve Beş Yazar

1
6

Arthur Schnitzler, Joseph Roth, Stefan Zweig, Robert Musil ve Kafka … Ölüm teması üzerine yoğunlaşan Avusturya Edebiyatı’nın en seçkin 5 yazarının öykülerinden oluşan Avusturya’dan Ölüm Beşlemesi Kıvanç Tanrıyar‘ın çevirisiyle Ayrıntı Yayınları‘ndan çıktı.

Zar zor duyulan bir sesle “Ölmeyeceksin! Hayır! Hayır!” dedi ve başını Felix’in omzuna sıkıca yasladı. “Sensiz ben de daha fazla yaşayamam.”

“Sevgili küçüğüm, daha farklı düşüneceksin. Her şeyi uzun uzun düşündüm. Elbette. Birden sınır çizildi ya, her şeyi daha iyi, daha keskin görebildim.”

“Sınır yok ki.”

“Elbette bir tanem. İnsan inanamıyor. Ben bile şu an buna inanamıyorum. İnsan idrak edemiyor, öyle değil mi? Şöyle bir düşün, senin yanında yürüyen ve ağzından yüksek sesle sözler döküldüğünü işittiğin ben bir sene içerisinde toprakta yatacağım, buz gibi. Belki de çoktan çürümüş.”

Arthur Schnitzler

Beş öyküden oluşan elinizdeki bu seçki, Avusturya Edebiyatı’nda ölüm teması üzerine odaklanıyor. Arthur Schnitzler’in “Ölmek”inde ölmeye yatmış bir adamın psikolojisi derinlemesine incelenirken, Joseph Roth’un “Barbara”sında beyhude geçip gitmiş bir hayatın karşısında ölüm yer alıyor. Stefan Zweig’ın “Cenevre Gölü”ndeki kaçak ise savaş koşulları içerisinde yaban ellerde tutunamamanın çaresini intihar etmekte bulan bir adamın öyküsünü anlatıyor. Robert Musil’in “Kız Katili Moosbrugger”i bir katilin kurbanını nasıl dehşetengiz biçimde katlettiğini anlatırken, aynı zamanda onun ölümüne karar veren hukuk ile psikiyatri süreçlerinden mürekkep karmaşık bir aygıtı gözler önüne seriyor. Son olarak, KafkaCeza Kolonisi”nde bununla paralellik taşıyan, ağır bir işkencenin ardından kurbanını ölümle cezalandıran bir aygıtın nasıl en ince ayrıntısına kadar tasvir edildiğini görüyoruz… 

Stefan Zweig Hakkında

  • 28 Kasım 1881’de Viyana’da varlıklı bir Yahudi ailesinin çocuğu olarak doğdu.
  • Fransızca, İngilizce, Latince ve Antik Yunanca dillerine vakıftır.
  • Stefan Zweig Viyana Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi aldı, 1904’te “Hippolyte Taine’nin Felsefesi” adlı tezini yazdı.
  • Edebiyatın pek çok alanında eserler üretti. 1901’de ilk şiir kitabı Gümüş Teller yayımlandı.
  • 1907-1909 yılları arasında Hindistan gezisi yaptı. Gerçek bir kültür insanı olan Zweig, hümanist bir entelektüeldir.
  • Zweig her ne kadar kendisiyle yapılan bir söyleşide “Annem ve babam tamamen doğumla alakalı olarak Yahudi’dir,” dese de dönemin pek çok toplumsal ve kültürel sorununa olduğu kadar Yahudilerin içinde bulunduğu özgül sorunlara da kafa yormuş, mevcut sorunlara demokratik ve kültürel çözümler aramıştır.
  • Zweig’ın erken dönem denemelerini yayımlayan, Siyonizm’in kurucusu addedilen, bunun yanı sıra Viyana’nın ana gazetelerinden olan Neue Freie Presse’in editörü olan Theodor Herzl ile de tanışıklığı bulunmaktadır.
  • Evi bir kültür merkezi gibidir, dönemin pek çok sanatçı ve düşünürü bu evi ziyaret eder. Zweig Avrupa’nın içinde bulunduğu krizden çıkabilmesi için “kültür” kavramı üzerinde durmuştur.
  • I. Dünya Savaşı’nda arşiv memuru olarak görev alan Zweig’ın, II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte kültüre duyduğu inançta bir kırılma yaşanır.
  • 1933’te Naziler Zweig’ın evini silah bulunduğu gerekçesiyle basıp talan ederler. Silah bulunmamasına rağmen kendisinden bir savunma yazması istenir.
  • Faşizmin entelektüellere soluk aldırmadığı bir dönemdir. Hitler’in şiddet politikaları tırmanınca Avusturya’yı terk edip İngiltere’ye gider. Yurdundan kopmak Zweig’ı derinden yaralar; bu tarihten sonra ülkesine dönemeyen ve sürekli bir ülkeden diğerine göç etmek zorunda kalan Zweig, 1940’da New York’a yerleşir ama ardından Brezilya’nın imparatorluk şehri olarak nitelendirilen Petropolis’teki bir Alman kolonisinin bulunduğu yerleşim yerine geçer.
  • Yalnızlık, Avrupa’dan uzaklık, faşizmin zorbalıkları bitkin düşmüş ruhunu ve bedenini iyice zorlar ve daha fazla dayanamayıp  22 Şubat 1942’de karısı Lotte ile birlikte intihar eder.

Joseph Roth Hakkında

  • 2 Eylül 1894 tarihinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu sınırları içinde kalan Doğu Galiçya’nın Brody kentinde dünyaya gelir.
  • İlkokulun ardından devam ettiği Kronprinz Rudolf Lisesi’nin Yahudi kökenli tek öğrencisidir. Babasız ve güç koşullar altında büyüyen Roth 1913 yılında liseyi başarıyla bitirir. Önce Lemberg’de, daha sonra da Viyana’da Alman Dili Edebiyatı yükseköğrenimi yapar.
  • Üniversite yıllarında şiirler ve öyküler yazmaya başlayan Roth, profesörleri tarafından sevilen başarılı bir öğrencidir.
  • Aynı günlerde patlak veren ve vatanı Avusturya-Macaristan İmpatorluğu’nun dağılmasıyla sonuçlanan I. Dünya Savaşı’nın Roth’un yaşamında büyük bir etkisi olmuştur. Cephede avcı er olarak geçirdiği 1916-1918 yıllarında Viyana’daki bazı dergilere köşe yazıları yollar.
  • Savaş sonunda döndüğü Viyana’da üniversiteye devam etmez, kendini iyice gazeteciliğe verir. Kısa sürede başarılı bir gazeteci olarak isim yapan Roth 1923 yılında Frankfurter Zeitung’un muhabiri olur.
  • Aynı yıl ilk romanı Örümcek Ağı piyasaya çıkar. İki yılını çoğunlukla Berlin ve Viyana’da geçirir. 1925 yılında Paris muhabirliğine getirilir.
  • Gazeteciliğin yanı sıra, kendini edebiyata da veren Joseph Roth 1924-1939 arasında bütün ünlü romanlarını kaleme alır.
  • 1933’ten başlayarak Nazilerin Almanya ve Avusturya’da yönetimi ele geçirmesi, toplumsal değişimler ve 1922’de Viyana’da evlenmiş olduğu eşi Friederike’nin ölümcül hastalığı Roth’u kişisel sorunlara sürükler. Kendini içkiye verir. Sağlığı bozulur, yazmayı sürdürmesine karşın parasal zorlukların altından kalkamaz.
  • Son yıllarında yaşadığı krizler ve içki bağımlılığı sonucu sağlığını iyice yitiren Roth 23 Mayıs 1939’da Paris’te fakirler hastanesi Hospital Necker’e yatılır. Joseph Roth 27 Mayıs 1939 günü çift taraflı akciğer kanserinden yaşamını yitirir.

Franz Kafka Hakkında

  • 3 Temmuz 1883’te şimdiki Çek Cumhuriyeti’nin başkenti olan Prag’da ortasınıf bir Yahudi ailesinde doğdu.
  • Kafka 6 yaşındayken, kendisinden yaşça küçük erkek kardeşleri Georg ve Heinrich öldü. Üç kız kardeşi ile yaşayan Kafka’nın ailesi ile, özellikle de başarılı bir işadamı ve sert bir mizaca sahip olan babasıyla ilişkisi ziyadesiyle sıkıntılıydı.
  • Lise eğitiminden sonra Prag Charles Ferdinand Üniversitesi’ne kimya öğrenimi görmek üzere kaydını yaptı ama iki hafta sonra bu üniversiteyi bırakarak, Prag Üniversitesi’nin Hukuk Fakültesi’ne geçti.
  • Hukuk öğrenimi Kafka’ya yazmak için zaman kazandırmıştı. Hukuk öğreniminden sonra bir süre bir sigorta şirketinde çalıştı.
  • 1923’te yazılarına odaklanmak için Berlin’e gitti ama kısa bir müddet sonra yakalandığı tüberkülozdan ötürü 3 Haziran 1924’te hayatını kaybetti.
  • Yakın arkadaşı Max Brod, Kafka’nın ölümünden sonra kimi meşhur yapıtlarını, sözgelimi Amerika ve Şato gibi eserlerini yayınladı.
Fındıkzade

1 Yorum

Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın