“Okurla Okumaya Değer Kitapları Buluşturmaya Çalışıyoruz”

0
10437
Ayrıksı Kitap

Ayrıksı Kitap Yayın Yönetmeni Özkan Özdem ile Koronovirüs döneminde yayıncılık sektörünü ve Ayrıksı Kitap olarak hedeflerini konuştuk.

Ayrıksı Kitap’ı diğer yayınevlerinden ayıran ayrıksı yönler nelerdir?

Diğer yayınevlerinden farkımızı anlatabilmek için öncelikle diğer yayınevlerinin nasıl olduğunu konuşmak gerekecek. İki binden fazla yayıncının kitapları okurlarla buluşturduğu bu renkli dünyayı tartışmaya açmak başka bir konu olacaktır. Bu yüzden kısaca kendimizi nasıl tanımladığımızı gösterirsek soruya daha yaklaşık bir cevap vermiş olurum. ‘Ayrıksı’ ismimizi Edip Cansever’in aykırıya, ayrıntıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz dizelerinden aldık ve tüm bu dize bizi çok iyi özetliyor. Logomuz kara kedi ve kitap. İki tutkumuzu ifade ediyor: kitap ve kedi. Yayınevimizin mottosu ise ‘okumaya değer’.

Yayımlamış olduğumuz her kitabın ilk sayfasında her kitap için özel bir ayrıksı not yer almaktadır. Bu not aslında ayrıksı kitap okurlarını tanımlar. Okumaya değer veren ayrıksı kitap okurunun aynı zamanda içinde yaşadığı dünyaya yabancı kalamayacağını ve çok temel sosyal meselelerde bilinçli olması ve bilinçle hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin bir hayvana zarar veren, doğayı katleden, çocuğa ya da kadına şiddet uygulayan, kriz durumlarını istismar eden bir kimse bu kitabı okumasın diyoruz çünkü okumaya değer veren bir okur aynı zamanda hayvanlara, doğaya, başka cinsiyet ve kimliklere, başka insanların yaşam hakkına saygı gösterir. Sanırım bu noktada kitlemizi net bir şekilde çizdiğimiz için genel yayıncılık anlayışının dışında kalıyoruz.

“Bizim uğraşımız kitaplar ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması”

Birçok rakibin bulunduğu yayıncılık sektöründe rakiplerinizle mücadele etmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Kitapları okurlarla buluşturmak ve yayımlamak elbette kültürel bir faaliyetin yanında ticari de bir iştir. Ticari bir iş doğalında ticari bir mantık olarak rekabeti doğurur. Ancak yayıncılık sektöründeki bizim dışımızdaki yayıncıları rakip olarak görmüyoruz. Yani onlara ya da onların pazar içindeki paylarına göre konum almıyoruz. Biz okumaya değer veren ayrıksı okurlarla okumaya değer kitapları buluşturmaya çalışan bir yayıneviyiz. Bu nedenle rakiplerle mücadele etmek diye bir mesele bizim için söz konusu değil. Bizim uğraşımız kitaplar ve okuma kültürünün yaygınlaştırılması. Bunun için okumayı seven, okumaya değer veren bir ekip ve okur kitlesiyle birlikte çalışıyoruz.

“Kitabevlerinin dışında kalacağı bir kitap dünyası düşünülemez”

Koronavirüs dolayısıyla evlere kapanan insanların yaptığı aktiviteler arasında kitap okumak azımsanmayacak bir seviyede. Bu süreç yayınevlerine ne gibi avantaj ve dezavantajlar getirdi?

Bu karantina süreçlerinde değerlendirilen kaliteli aktivitelerden biri de elbette okumak oldu. Bu süre içinde kendimize zaman ayırmaya fırsat bulabildiğimizden bu zamanı nitelikli bir biçimde değerlendirebilmek için kitaplarımıza sarıldık. Yarım bırakılan kitaplarımıza döndük, okuma listemizdeki ama bir türlü fırsatını bulamadığımız kitaplarımızı okumaya başladık, daha erken yaşlarda okuduğumuz ama sonra tekrar okumak için aklımızın bir köşesine yazdığımız kitapları ellerimize aldık. Bu süreçte kesinlikle daha fazla kişi kitapla ve okuma kültürü ve aktivitesiyle haşır neşir oldu.

Daha fazla kitabın daha fazla okurla buluşması elbette okuma kültürünün hâlâ temel bir ihtiyaç olarak görülmediği ülkemiz için büyük bir ilerleme. Ancak elbette karantina sürecinde kitabın okurla tanıştığı, fiziki olarak buluştuğu mekân olan kitapçılar haliyle okura uzak, mesafeli olmak zorunda kaldı. Çevrimiçi kitap satış noktaları üzerinden istenilen kitaba ulaşılıyor ancak yazı, yazar, kitap, yayınevi, kitabevi, okur zincirinde önemli bir halka eksik kaldı. Bu da kitap dünyası için elbette olumsuz bir sonuçtur. Her geçen gün kitabevi sayısı azalırken bir de böylesi bir sürecin yaşanması sorunu daha da derinleştirmektedir. Kitabevlerinin dışında kalacağı bir kitap dünyası düşünülemez.

Sosyal Medya Üzerinden Okurlara Kitap Tavsiyeleri

İnsanlar evde kaldığı bu süre boyunca hangi tür kitaplara ağırlık gösteriyor?

Bu sorunun yanıtı çok kolay değil. Genel olarak kitaba ve kitap okumaya dönük bir ilgi arttı ve kitap okurları bu süreci farklı türlerdeki kitaplarla tanışmak için iyi bir fırsat olarak değerlendirdi. Polisiyeler de okundu, klasik yazarlara da dönüldü, fantastik kitapların sayfalarında kaybolanlar da oldu. Özel olarak tercih edilen bir türden bahsetmek doğru olmayacaktır ama şurası açık ki bu süreçte özellikle sosyal medya üzerinden okurlar kitap tavsiyeleri istediler. Bu tavsiyelerin yönlendirmesi oldukça etkili oldu.

“Kitapseverler olarak kitapçıları yalnız bırakmamalıyız”

Koronavirüs sonrası normal yaşama dönmeye başladığımız süreçte yayınevlerini ne tür fırsatlar ve tehditler bekliyor olacak?

Sanırım koronavirüs sonrası yaşam bıraktığımız gibi olmayacak. Yeni fırsat ve tehditler bizi bekliyor olacak. Bu süreçte en büyük yarayı kitabevleri almış olacak. Bu yüzden öncelikle bu yaraların sarılması gerekiyor. Karantina sürecinde az da olsa yeni kitaplar basıldı. Tüm okur yazar buluşmaları ve fuarlar iptal edilse de çevrimiçi fuarlar düzenlendi ve yayınevleri ve yayıncılık medyası yazarlarla okurları buluşturan çevrimiçi etkinlikler düzenlediler. Ancak kitapçıların kendilerini koruyabilecekleri bir alternatif yaratmak mümkün olmadı. Bu yüzden normal yaşama dönmeye başladığımız süreçte kitapseverler olarak kitapçıları yalnız bırakmamalıyız.  

“Birçok farklı kült polisiye yazar ve eserini okurlarla buluşturacağız”

Martin Beck serisini polisiyeseverler ile buluşturmanız türü sevenler için büyük bir fırsat oldu ve serinin kitapları da oldukça beğeniyle okunuyor. Polisiyeseverlerle polisiye türünde başka serileri veya romanları buluşturma planınız var mı?

Dünyada sayısız modern polisiye yazarına esin olmuş Martin Beck serisi tam bir polisiye klasiği. Bu seri daha önce yayımlandığından ve klasik bir eser olduğundan aslında polisiye takipçileri için yeni bir seri değil (On kitaptan oluşan bu serinin tüm kitapları basılmamıştı) ancak bir polisiye okurunun mutlaka okuması gereken ve kütüphanesinde bulundurması gereken bir seri olduğundan hem polisiye okurları eksik listelerini tamamlamış oldu hem de yeni nesil polisiye okurları bu seriyle tanışma imkânı bulmuş oldu. Bu sene sonuna kadar Martin Beck serisinin tüm kitaplarını tamamlamış olacağız ve bu seriden sonra birçok farklı kült polisiye yazar ve eserini okurlarla buluşturacağız.

Ayrıksı Ailesi Genişliyor

Kitapseverlerin beğenerek okuduğu Ayrıksı kitaplarının yanına ilerleyen süreçte yeni kitaplar eklenecek mi yayın politikanız nasıl olacak?

Şu an beşinci kitabını yayımlayacağımız Martin Beck serisini bu yıl içinde tamamlarken aynı zamanda bu kaygı çağında çocuk yetiştirmede ebeveynlere yardım olacak Yeni Nesil Ebeveynlik kitabını yayımlayacağız. Yazarın kendisi oldukça aranan bir doktor ve teknolojik gelişmenin ve sosyal medyanın oldukça belirleyici olduğu bir kaygı ortamında büyüyen çocukların yeni dünyasını tanıtırken ebeveynlere güncel ve etkili bir rehberlik sunuyor. Ayrıca Naomi Klein’ın 2000’lerin başında dikkat çeken kitabı No Logo’yu tekrar okurlarla buluşturacağız.

Bunların dışında Ayrıksı Kitap bünyesinde özellikle 0-6 yaş grubuna nitelikli çocuk edebiyatı alanında kitaplar kazandıracak olan Leylek Kitap ve sadece edebi roman kategorisinde yayın yapacak Legadema Kitap’la birlikte yeni türlerde yeni kitaplarımız olacak.

Düşüncelerinizi Bize Yazın